Antifa’nın sonu mu?

monson_1Ukrayna’daki sevimsiz duruma rağmen, Nazilerin cephenin iki tarafında da çatışmasından mutluluk duyuyordum; en azından birbirlerini vuruyorlardı.

Ama çok geçmeden Anti-Faşistlerin de aynı durumda olduğunu anladım.(1)(2)(3)

Şundan eminim ki, Sovyet topraklarının kapsadığı alanı düşününce, sadece ufak bir Antifa azınlığı Putin veya Poroshenko için ölmeyi tercih eder. Ancak bu problemin boyutları endişe verici ve ona karşı atılan adımların(4) her biri kusurlu kalıyor(5). BORN’un(6) veya NSO-North’un(7) St.Petersburg’u eline geçirdiğini ve bölgeyi ‘Ulusal cumhuriyet’ ilan ettiğini düşünün. Veya sözde Kafkas Krallığı’nın(8) Stavropol’u ele geçirdiğini ve orada bir krallık kurduğunu düşünün. Böyle bir senaryoda, bizim ‘Antifaşist gruplar, Kendin Yap İnsiyatifleri ve müzik grubu üyeleri’nin daha önceden bildirdiği gibi, Putin’den ‘hemen askeri müdaheleyi geri çek ve anlaşmazlığı barışçıl yolları kullanarak, iki tarafında sesinin duyurabileceği, şiddet içerme tehditi oluştrmadan çöz’ talebi mümkün olacak mı gerçekten? Şüphelerim var.

Tabii ki Putin’in yanında savaşmayı bir seçenek olarak göstermiyorum, biz anarşistler olarak sınıf savaşı dışında hiç bir savaşın taraftarı olmamalıyız.

Alt kültür çevresinin oluşturduğu bu kusurlar sadece ufak detaylar olarak görülmeli. Esas sorun Anti-Faşist grubundan insanların Kiev hükümetini desteklemesi veya Rus sempatizanlarının yanında bulunup ‘Kırım bizimdir, bizim olmalı’ demeleridir.

Sovyetler birliğinde Antifaşist cephesi değişik hareketlerin kolektif buluşmasından oluşuyordu; stalinistler, anarşistler, sosyal demokratlar, liberaller ve hatta vatanseverlerden. Milenyum çağından başlamak üzere, böyle bir tutum sergilemenin anarşistlere bir çok fayda sağladığı söylenebilir. Anarşistlerin taktik ve pozisyonları diğer hareketlere göre daha keskin ve net olduğundan ötürü 1 Mayıslar, 19 Ocak hareketi(9) ve 2011-12’de yaşanan seçim hilesine karşı protestolarda olduğu gibi, eylemlerde mevcudiyetini her zaman korumuştur. Antifa, sovyetler birliğinden sonra son 15 senede anarşistlerin oluşturduğu ender başarılı oluşumlardan bir tanesidir. Ancak bu başarıya bir çok kayıp ve yoldaş ölümü de eşlik etmiştir.

Bir çok belirsiz düşünce sahibi insan anarşist hareketten sapma göstermiştir, tabii tamamı değil. Kayda değer bir grup her zaman ‘punk’ eylemlerinde Nazilere karşı tehdit oluşturmak yerine eğlence aramış veya veteran anarşistlere destek olarak antifaşistliğini ortaya koymuştur. Güç kibirine ve kapital değerlere karşı doğal reaksiyonda bulunan bu insanların hepsi kararsız insanlar da değildir. Ancak ben, evrensel bir bireysel ilerleme ile gerçekliğe ulaşılıcağının aksine bu bireysel düşüncelerin çoğunun rastgele atılımlardan ve az bir zekadan oluştuğunu düşünüyorum. Ve şu anda, bu yükselen vatanseverlik değerleri ile, Rusya ve Ukrayna’da, bu bahsedilen bir çok ‘kararsız’ hükümet desteğinden ellerini çekmekteler.

Artık, Antifa’nın içinde yer alan vatansever oluşumların bir çoğunun cephenin diğer tarafında yer almdığı gerçeği, Antifa’nın hüsranla sona erdiği sonucunu göstermektedir. Aslına bakılırsa, bu dönem Rusya’da, 2011-2012’de Naziler’e karşı şiddetin azalması ve RNE(10) döneminden beri ilk defa toplu bir protesto yaratma hayali ile zaten sona ermişti. Bu Antifa içindeki titrek birlik sadece ortak düşmana karşı savaşta ortaya çıkıyordu ancak BORN ve NSO-North’un düşüşü, Rus faşistlerinin toplu gösterilere karşı taktiksel yeniden yönlendirmesi ile bu birlik de Antifa ile birlikte kendiliğinden çözüldü. ‘Sol birlik’ ise 2011-2012’de protestolar ile kurulmuştu ancak onun kaderi de Antifaşist gibi yerin altında bitiverdi. Bu genel vatansever yükseliş ile Sergei Udaltsov(11) ve diğer solcular, Ukrayna’da, Kremlin yanlısı bir duruş sergiledi. Bu insanlar Rus solunun tabanın oluştururken çoğu solcununun yaptığı gibi götleri sıkıştıklarında otoritenin yanında yer almayı tercih etmişlerdir. Ulusal Bolşevik partisi ise, yaklaşık 10 yıllık liberal politikaların uygulandığı dönemin ardından 1993’de takındıkları tavra geri dönmüştür ki bu tutum o dönem kullandıkları slogan ile direk anlaşılabilir: “Stalin, Beriya, Gulag!”

Şimdi yoldaşlarımızın, ‘solcular’ ile, ‘Bolotnaya meydanı olayı’ndan ötürü tutuklandığı absürd durumun içinde yer almaktayız. Bunun için yapabileceğimiz hiç bir şey yok – politik mahkumlar maalesef tarihin en çirkin yerlerinden kalan miraslardır. Şu an verilen mücadele aynı zaman da tarihte yapılan hatalardan dolayı verilmektedir. Bu tarihteki mücadelelerin hepsinin hata veya absürd olaylar olduğunu göstermemeli. 2002,2005 ve hatta 2009’da Antifaşist eylem merkezi bir olaydı. Kimse eylemde bulunduğu için pişmanlık duymamalı. O zamandan kalan yoldaşlarımızın şu an hükümetle dost (yani şu anki düşmanımız) olsalar bile. Tarihteki mücadeleler, ‘Bolotnaya meydanı’na 2012’de çıkmak ile eş değerdir.

Bu yeni politik dönem bir çok yanı ile 1999-2002 dönemine, ikinci Çeçenistan sorununa benzemektedir. O zamanlar eylem yapmak güçtü çünkü yoldaş bulmak, ortak konsensusda birleşmek imkansızdı – sadece küçük bir “anti-savaş” solcusu destek çıkmıştı, liberaller tabii ki yine Khakamada(12) gibi saçma seçim kampanyaları ile ilgilenmekteydi. Diğer tarafta, o zamanlar sadece kendimize güven duyabiliyorduk.

Ben bu duruma artık alıştım ve bu kategorileştirmeleri artık benimsedim. Bu yüzden, şu anki durum benim için açık ve net. Ancak, insanların neden “Antifa” ve “sol” diye kategorileri kullanırken kafalarının karştıklarını da biliyorum. En iyi ihtimalle, naif açıklamalar yapıp; en kötü ihtimalde ya DNR(13)‘yi desteklerler ya da ona karşı savaşa katılırlar. Ama zaman değişti ve artık bu değişimleri görmek ve onlara göre cevapları bulmalıyız.

Antti Rautiainen

* Bu metin aynı zamanda Yunanca olarak da okunabilir.

1) Antifaşistler ile röportajlar – Azov çatışmasında bulunan ‘Timur’u da içermektedir.
http://theins.ru/obshestvo/1355/

2) Anton Fatullayev ile bir röportaj. Anti faşist mahkum ve Rus yanlısı savaşçı. Röportajdan kısa bir süre sonra öldü.
http://www.anarcho-news.com/2014/fatulaev/

3) Rus yanlısı isyana giden İspanyol antifaşistlerle bir röportaj
https://www.youtube.com/watch?v=4aNAYM77Zuc

4) Antifaşist, Kendin yap insiyatifleri ve müzik gruplarının temsilcilerinin bildirisi.
https://www.facebook.com/moscowdeathbrigade/photos/a.379427594659.158624.293289314659/10152586680674660/

İmza listesinin tamamı: https://vk.com/againstwar2014

5) Yoldaş Mrachnik’in nihilist açıklaması.
http://nihilist.li/2014/08/08/kritika-zayavleniya-predstavitelej-muzy-kal-ny-h-grupp-antifashistskih-kollektivov-i-diy-initsiativ/

6) Nazilerin terör grubu. Bu grubun üyeleri antifaşist Stanislav Markelov’un ve Anastasia Baburova’nın ölümünden sorumludur.

7) National Socialist Organisation – Kuzey Nazi terör grubu. 27 tane antifaşistin ölümünden sorumludur.

8) Rusya’nın güneyinde işlev gören gizlislamcı hükümet. Kafkas dağlarının kuzeyinde yer almaktadır. Dokku Umarov liderleridir.

9) Her sene 19 Ocak’da Stanislav Markelov ve Anastasia Baburova adına düzenlenen bir anma ve eylem. Moskova’daki en büyük antifaşist anmadır.

10) Rus Ulusal Birliği.

11) Sol cephenin lideri, bir çok Rus solcuyu birleştirmiştir. Bolotnaya meydanı ayaklanmasına sebep olduğu için 6 Mayıs 2012 de tutuklanmıştır. Hükümet yanlısı bir tutum sergilemişti.

12) Irina Khakamada, bağımsız neo-liberal, anti-savaş yanlısı. 2004 başkanlık seçimleri adayı. Oyların %3.9’unu almıştı.

13) Donetsk Halk Cumhuruyietinin ayrılıkçıları.

Çeviri: Nodive

Kaynak: Avtonom

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*

code