Feral Faun nasıl kurtulur?

1. Bazı yazılar vardır, eleştiriye açık değillerdir çünkü yazarları düşüncelerini fetva tarzında dile getirmişlerdir. Bu yazılar çok şey söyluyormuş gibi gözükürler ama gerçekte sözün nerden geldiği ve nereye gittiği belli değildir. Zaman, mekan, tarih unutulmuştur bu yazılarda, içeriği belirsiz ve tarif edilmemiş kavramlara dayanırlar. 

Faunun ‘‘Politikadan hayata: Anarşiyi, solcu değirmen taşlarından kurtarmak’‘ yazısı bizim için bu cins yazılardandır. İlk cümleden itibaren anlıyoruz ki Faun’un derdi bir şeyleri tartışmaya açmak değil garip bir huşu içinde on emrini taşımak.  Asıl anlamaya çalıştığımız şey çala kalem yazılmış bu makalenin dilden dile çevrilmesinin hangi gereksinmeye karşılık verdiğidir.

Anarşi ilk kez ayrı bir radikal hareket olarak tanımlandığı günden bu yana solla ilişkilendirilmiştir, ama bu her zaman sıkıntılı bir ilişki olmuştur.  Diyor arkadaş. Peki o gün hangi gündür ? nedir bu sıkıntı? Anarşi solla kim tarafından ilişkilendirilmiştir. Sol Nedir? Hangi soldan bahsedilmektedir? Solcu değirmen taşları nelerdir? Anarşi ilk kez kimin tarafından radikal bir hareket olarak tanımlanmıştır? Nerde? St Galmier de mi? Başka bir yerde mi? Bilemiyoruz. Faunun da bildiğini ve bir şey dediğini sanmıyoruz. Konuşuyor işte! Diyebiliriz. Bizi meraklandıran şey amerikali entellektüelimizin bu kadar boş konuşma hakkını kendinde nasıl gördüğüdür. Gerçek anlamıyla solun artık kalmadığı bir dünyada soldan bunca kurtulma telaşı da nedir. Mesela Faun, hayatında hiç solcu bir harekete tanık olmuş mudur? Sol olarak ne görmüş ne tanımıştır acaba! Niçin bu amerikalılar hep soldan kurtulmaya çalışırlar bir bilen var mıdır? Radikal bir hareket nedir ? Radikal olmak ne zaman moda olmuştur? Sanıyoruz ki Faun bir dönemimizin moda bir kavramıyla toplumsal bir hareket olan anarşiyi nitelendirip sol gibi gözden düşmüş bir kavramla kendine ve bize sıkıntı yaratıyor. 

Anarşi soldur ama anarşinin sol olması olduğundan daha fazla ya da daha az bir şey olması anlamında değildir. Solculuk sağcılık belirli bir tarihsel dönemde farklı taleplere sahip belirli toplumsal, politik hareketleri nitelendirmek için kullanılan kavramlardır. Bu kavramlar ebedi olmadıkları gibi ezeli de değillerdir. 1789 Fransiz devrimi sırasında doğan ve daha sonra ikili fransiz politik rejimini betimlemek için kullanılan bu terimler, doğuşlarından beri kapsadıkları alanın içinde bulunan karşıtlıkları dile getirmeye müktedir değillerdi. Jacques Roux’ dan Babeuf’e giden ‘sol’ ile Robespierre’den Bonapartistlere giden ‘sol’ aynı sol değildir.

Faun’un 10 savının büyük bir bölümü Enragelerde bulunabilir. Anarşiyi soldan kurtarmaya niyet etmek için öncelikle Faun’un kendisini soldan kurtarması gerekmez mıydı?

Kanımızca sağ ve sol kavramlarını günümüzde hala kullanmak mümkün olduğu gibi bir yana bırakmakta mümkündür. Bu kavramların içeriğinin nasıl doldurulduğu ile ilgili bir sorundur. Faun radikalite (köktencılık) arayışı içerisinde bunu yapmıyor. Açıkça ‘sol’ doğrusu marksist bir önermeden (işbölümü ve birey, daha ilerde bu konuyu detaylarıyla ele alacağız) hareketle anarşiyi soldan kurtarmaya çalışıyor.Bütün çabası tam anlamıyla eklektiktir. Anarşinin ‘sol’ ile ilişkisinin kavramsal bir ilişki değil toplumsal, pratik bir ilişki olduğunu kavramaktan acizdir.

Politikadan hayata, her hangi bir analiz, eleştiri inceleme çabasına gerek duymaksızın politikayı hayatın karşıtı olarak koyuyor. Bunun gerçekten böyle olup olmadığı kanımızca tartışma konusudur. Faun diyor ki Her şeyden önce, toplumsal varoluşun farklı bir türü olarak politika, hayatımızı belirleyen kararların alınma süreciyle, bu kararların hayata geçirilme sürecinin birbirinden ayrılmasıdır. Kararları oluşturan ve dayatan kurumlar bu ayrıma dayanmaktadır. Faunun çok komik bir tarzda ifade ettiği bu Marksçı önerme solun önemli bir kesiminin politik önermelerinin temelidir. Fakat Faun’nun ifade tarzı saçmadır.

Her hangi bir karar alma süreciyle bu kararın hayata geçirilme sürecinin birbirinden ayrılması, zaman denilen şeyin akıp gitmesine engel olamadığımız sürece gözümüze kaçınılmaz gözükmektedir. Mesela kahve içmeye karar verme sürecimizle bunu hayata geçirme sürecimiz bir birinden ayrılır ister istemez. Ben senin kahve içmene veya içmemene karar veriyorsam aldığım kararı da sana zorla hemen uygulatıyorsam, kararları alma süreciyle uygulama sürecini birbirinden hiçte ayırmasam dahi bu açıkça terördür.

Faun bir önyargı olarak politikayı redettiğindeni,anarşizmi soldan ayırmaya niyet ettiğinden alel acele çiziktiriyor.Bizim açımızdan sorun karar alma süreciyle, kararların uygulanma sürecinin ayrılmasında değildir. Faun’nun terimlerine bağlı kalarak diyebiliriz ki sorun bizzat karar alma sürecindedir.Kimin, kim için karar aldığı bu kararı kimin uyguladığı, alınan kararı değiştirme, yenileme, yada alınan karardan vazgeçme ve başka bir şey yapma hakkının ve yetkesinin fiilen kimde olduğudur. Kanımızca sorunu böyle koyduğumuzda tam da solun içindeyiz. Bunda bir sıkıntı görmüyoruz! Kapitalist vahşetin, ilkelliğin barbarlığın toplumsal bir hareket olarak sol her zaman kösteği olmuştur. Soldan hala millet meclislerinin solunda oturanları anlamıyorsak tabi ki. 

Burjuva toplumsal kurumlarda ve yapılarda olduğu kadar burjuva hayatinda da esasen hep birileri, birileri için veya adına karar verir, yasa yapar uygular. Koca karısının nasıl giyineceğine karar verir. Anne çocuğunun nasıl giyineceğine karar verir. Çocuk arkadaşının hangi oyunu oynayacağına karar verir. Hiç istisnasız her birey bu toplumda birileri için bir şeylere karar verir. Gerçekleştirir ya da yaptırır. Bu yaptırım meşru kurumların uygulaması olduğunda, burjuva toplumun sunduğu tek avantaj herkesin yasa önünde eşit olmasıdır ama bu yaptırım kurumsal ve yasal olmadığında sorun, gücü yeten yetene de çözülür.(Çocuk dövülmeleri, Kadın cinayetleri gibi.)

Faun bize kararları oluşturan ve dayatan kurumların, kararların alınma süreciyle, bu kararların hayata geçirilme süreci ayrımana nasıl dayandığını, bu kurumların neler olduklarını açıklama ve ispatlama gayretini göstermiyor. Kendinden menkül bu savını doğru kabul edip herhangi bir entellektüel kaygıya sıkıntıya girmeksizin devam ediyor. Baskı ve sömürüye karşı hangi araçla gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin toplumsal mücadelenin politik bir program olduğunu söylediği solcu toplumsal mücadele anlayışını birde bu kurumları etkilemeye, yönetimlerini ele geçirmeye ya da alternatif türevlerini üretmeye dair bir mücadele anlayışı olarak betimliyor ve onların mücadelesini iktidar ilişkilerini yıkma değil, değiştirme mücadelesi olarak da tanımlıyor. 

Hangi solun sözkonusu olduğunu pek bilmediğimizden geniş biz yelpaze içerisinden tesadüfen ‘’gerçek hareketin her adımı bir düzine programdan daha önemlidir’’ diyen Aziz Marksa Fauna karşı sığınmayacağız. Faunun her türlü örgütlenme ve örgüt fikrini gözden düşürmeye çalıştığı açıktır, bunu görece haklı bir sol eleştirisinden hareketle pek düşünülmemiş politika = program= örgüt yada örgüt=polititika= iktidar denklemleriyle yapmaktadır. Bu denklemleri esasen toplumsal bir anarşiden kurtulmak işleviyle yüklüdürler. 

Öte yandan düşünüyoruz ki anarşistlerin esas sorunu günümüzde ” solun vicdani olmak değil”, fiilen solun kuyruğunda olmaktır.

Çetin Yel
(sürecek)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*

code