Amiens isyanı 2. gününde

Fransa’nın kuzeyindeki Amiens kentinde gençlerle polis arasında çıkan çatışmalar, iki gündür sürüyor. Amiens’in en yoksul banliyö bölgesinde başlayan çatışmada çok sayıda kamu binasının ateşe verildiği bildiriliyor.

Fransa’nın Amiens kentinde iki gecedir polis ile eylemciler arasında devam eden çatışmaların ardından bölgeye giden İçişleri Bakanı halkın öfkesiyle karşılandı.

Çatışmalarda 17 polis ile 100’e yakın gencin yaralandığı belirtiliyor.

Geçtiğimiz akşam saat 21.00 sıralarında başlayan çatışmalardan sonra bölgeye takviye polis ekipleri gönderilmesine rağmen isyan bastırılamadı.

Polisin banliyöde yaşayan bir genci tehlikeli araç kullandığı iddiasıyla tutuklamasıyla başlayan çatışmalarda biber gazı ve plastik mermi kullanan polislere karşı gençler, havai fişek kullanıyor.

2005’te de isyana tanıklık eden Fransa’da iki gencin polis tarafından öldürülmesiyle başlayan gerginlik haftalarca devam etmişti.

http://etha.com.tr/Haber/2012/08/15/dunya/amiens-isyani-iki-gundur-suruyor/

Fransa’da gençler öfkeli, neden?

 Fransa’nın Amiens kendinin kuzey semtlerinde polis ile gençler arasında yaşanan şiddetli çatışmalar ardından, sakin bir gece geçti. Bilanço ağır. Hükümet şaşırtmayarak polis ve devlet kurumlarına sahip çıktı, 250 polis gönderdi. Peki neden gençler bu kadar öfkeli?Pazar günü polisin kentte bir motosikletçiyi kimlik kontrolü yapmak için durdurması ardından olaylar yaşandı. Bu sırada, geçtiğimiz Perşembe günü yaşanan bir motosiklet kazasında hayatını kaybeden 20 yaşındaki bir gencin ailesi ve yakınları, olay yeri yakınında tören yapıyordu. Mahalle sakinleri polisin müdahalesini “aşırı” buldu. Bu müdahaleye ilişkin soruşturma başlatıldı.

Pazartesi akşamı saat 21.00 sıralarında hükümetin “güvenlik konusunda öncelik verdiği 15 alandan” biri olan Amiens-Nord semtinde toplanan 100 kadar genç polislerle çatışmaya girdi. Valiliğe göre çatışmalar sonucunda 16 polis yaralandı. Polis gençlere gaz bombaları ile karşılık verirken, herhangi bir gözaltı yaşanmadığı bildirildi.

AĞIR BİLANÇO

Bu semtte daha önce de defalarca olaylar yaşanmıştı ancak ilk kez bu şiddette bir durumla karşılaşılıyor. Çatışmaların bilançosu da ağır oldu: 20 otomobil ve 50 çöp konteynırı, bir kolej restoranı, bir jimnastik merkezi ve bir ana okulu ateşe verildi; bir sokak lambası devre dışı bırakıldı. Kent belediyesinin güvenlikten sorumlu belediye başkan yardımcısı Emilie Therouin’e göre yılda ortalama 400 araç bu kentte ateşe veriliyor. Olaylar sırasında ayrıca bir polis karakolunun camları kırıldı.

Yaşanan şiddet olaylarının ardından sosyalist hükümet polis ve devlet kurumlarına sahip çıkarak, şiddeti kınadı ve güvenlik tedbirlerini arttırdı. Salı-Çarşamba gecesi, Amiens’in kuzey semtlerindeki mevcut 150 polise ek olarak 100 polis daha takviye edildi. Normal zamanlarda ise sadece 30 polis görev yapıyordu. Gece sakin geçti. Ancak Amiens’in diğer semtlerinde yedi araç yakıldığı bildirildi.

Sosyalist Cumhurbaşkanı François Hollande şiddetle mücadele için “devletin bütün imkanlarını devreye koyma” sözü verirken, Başbakan Jean-Marc Ayrault, “kabul edilemez olaylar” tepkisinde bulundu. Sol hükümet yetkilileri genel olarak yaşanan olaylardan eski cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin güvenlikçi politikalarının sorumlu olduğunu düşünüyor. Ancak sosyalist hükümetin, bu tür toplumsal sorunlara karşı eskisinden farklı bir yaklaşım gösterdiği yönünde henüz somut bir yaklaşım gözlenmiyor. Özellikle “çevik kuvvet” polislerinin “ırkçı ve provokatör uygulamaları” uzun yıllardır tepki nedeni oluyor.

YOKSUL MAHALLELER

Suçlarlar ilgili sorunlarda uzman olan sosyolog Laurent Mucchielli, Express dergisine verdiği mülakatta, Amiens’in kuzey mahallelerinin dezatantajlı olduğuna dikkat çekerek, öncelikli bölgeler arasına boşuna alınmadığını hatırlattı. Mucchielli, “İşsizlik değerleri ve eğitimdeki başarısızlık, herhangi bir Fransız banliyösüne göre burada daha ağırdır. Her ne kadar bu düzeye ulaşmasa da düzenli bir şekilde çatışmalar yaşanıyor. Polis kontrolü be kadar anekdotik olursa olsun barutu ateşleyen kıvılcım oldu ve şiddet dalgasına yol açtı” dedi.

Sorbonne üniversitesinden sosyolog Didier Lapeyronnie, AFP’ye verdiği mülakatta, olayın toplumsal boyutunun olduğunu söyledi. Lapeyronnie, “Tüm bunlar genel sosyal gerilim ortamında yaşanıyor” derken, olayın siyasi yanının da olduğuna işaret ederek, özellikle önceki hükümet tarafından yürütülen politikalara dikkat çekti.

BARUT VE KIVILCIM

Sosyolog, “Kamu binalarına yönelmek, bu tür olaylarda son derece sıklıkla görülüyor. İnsanlar kurumların, okulun ya da polisin kendilerinden uzaklaştığı hissini taşıyor” tespitinde bulundu.

Le Parisien gazetesine konuşan sosyolog Fabien Jobard, “Bu tür olaylar her zaman iki unsura borçludur: barut ve kıvılcım. Barut, ağır faktörlerdir; kıvılcım anlık nedenler” diyor. Jobard ağır faktörleri “yoksulluk, ama her şeyden önce semtler ile kent merkezleri arasında zenginlik farkı, başta gençler olmak üzere işsizlik, yakın dönemdeki göç” şeklinde sıralıyor. Sosyolog kıvılcımın ise genellikle polis ile yaşanan olaylar olduğunu kaydediyor.

http://firatnews.org/index.php?rupel=nuce&nuceID=66905

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*

code