Category: Kütüphane

Feral Faun nasıl kurtulur?

1. Bazı yazılar vardır, eleştiriye açık değillerdir çünkü yazarları düşüncelerini fetva tarzında dile getirmişlerdir. Bu yazılar çok şey söyluyormuş gibi gözükürler ama gerçekte sözün nerden geldiği ve nereye gittiği belli değildir. Zaman, mekan, tarih unutulmuştur bu yazılarda, içeriği belirsiz ve tarif edilmemiş kavramlara dayanırlar. 

Faunun ‘‘Politikadan hayata: Anarşiyi, solcu değirmen taşlarından kurtarmak’‘ yazısı bizim için bu cins yazılardandır. İlk cümleden itibaren anlıyoruz ki Faun’un derdi bir şeyleri tartışmaya açmak değil garip bir huşu içinde on emrini taşımak.  Asıl anlamaya çalıştığımız şey çala kalem yazılmış bu makalenin dilden dile çevrilmesinin hangi gereksinmeye karşılık verdiğidir. Devamını Oku →

Uygarlığa Karşı Derleme 4 çıktı!

İçerisinde 2000 yılından bu yana yayınlanmış yeşil anarşist, anticopyright fanzinler, dergiler ve yayınlar, film, belgesel ve kitapların yer aldığı Uygarlığa Karşı Derleme DVD’si hazır.

İstanbul’da yaşayanlar ayrıca 17-25 Kasım tarifleri arasında gerçekleştirilen İstanbul Kitap Fuarının 2. Salon 308. no’lu 6,45 yayınlarının standından edinebilirler. Devamını Oku →

Amerika’nın Yaşaması İçin Avrupa Ölmelidir! – Russell Means

Aşağıdaki konuşma dünyanın her tarafından binlerce kişinin toplandığı Güney Dakota’nın Black Hills bölgesinde Black Hills Uluslararası Kurtuluş Toplantısı’nda Russell Means tarafından Temmuz 1980’de yapıldı. Amerika Yerli Hareketi aktivisti Russell Means’in en bilinen konuşması.
—-
Bu tür bir açıklama için en uygun açılış, yazmaktan nefret ettiğimi söylememdir herhalde. Sürecin kendisi Avrupa’nın “meşru” düşünme kavramını özetliyor; yazılan şeyin önemi konuşmada inkar edilir. Benim kültürümün, yani Lakota kültürünün sözlü bir geleneği vardır, bu yüzden genellikle yazmayı reddediyorum. Devamını Oku →

Anarşizmin bu topraklardaki alımlanışına ve güncel durumuna dair başlangıç notları – Kürşad Kızıltuğ

Bir süreden beri ‘anarşizmin kavramlarıyla konuşan bir liberalizmle karşılaştığımızı’ düşünüyorum. Her an otoriter akıl yürütmelerin eline geçebilecek kadar kaygan bir ‘beyan esastır’ düsturunu bir kenara bırakıp, ‘ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz’ demeyi zorulu kılan bir durumla karşı karşıyayız. Bunun da ötesinde bütün muhalif kesimleri ilgilendiren kritik politik konulardaki anarşistler arasındaki değişen tavır alışlar ve beyanatlara bakıp, bu beyanların bir kısmının -özellikle pek çok örneğini itaatsiz.org ve anarşist isimli derginin çevresinde gördüğümüz- özellikle siyasal liberallerin ve liberal sosyalistlerin tutumlarıyla konjontürel dalgalanmalar içindeki benzeşmesini takip edersek bu tarif ettiğim durumu daha net görürüz. Devamını Oku →

Aile ve anti otoriterler

Tarihi ve geleneksel foseptiğin kanalizasyon borusu olan aileye ilişkin anti otoriterlerin tutumları bu yazının konusu olacaktır.  Çoklarımızın yeryüzü serüvenine içine düşerek -yahut doğarak diyelim- başladığı bu zulüm müessesesinden kurtuluşun, şahsiyet oluş yürüyüşünde ödenecek ilk bedel olduğu farkedebilenler için bilindik olsa gerek. Bunun ayırdına varamamış olanlarıysa kuytusundaki uykusundan sarsmak, şuur zerketme ameliyesine matuf yaşamayanların uğraşı hiç değil.  Devamını Oku →

Postmodernizm Felâketi – John Zerzan

Madonna, “Eğleniyor muyuz bari?”, süpermarket tabloidleri, Milli Vanilli, sanal gerçeklik, “yere yapışana kadar alış-veriş edin”, PeeWee’nin Büyük Macerası, New Age/bilgisayar “takviyeli”, mega bulvarlar, Konuşan Kafalar, komik-strip filmleri, “yeşil” tüketim. Tamamen yüzeysellikten ve kinimizden müteşekkil bir varoluş. Toyota reklamı: “Yeni değerler: tüm o ıvır zıvırları koruyup taşımak;”, Details dergisi: “Tarz Meseleleri”; “Neden, Neden Sorusunu Sorarsınız? Devamını Oku →

Unabomber Manifesto – Sanayi Toplumu ve Geleceği (txt, pdf)

“ABD’li matematikçi, endüstriyalizm karşıtı eylemci Ted John Kaczynski, Berkeley üniversitesindeki yardımcı profesörlük görevinden istifa ettikten sonra Montana’ya yerleşerek ormanın içinde bir kulübede yaşamaya başlamış, yaşamını tamamen kendi kendine sürdürmenin yollarını aramıştır. Ancak endüstriyel gelişmenin yaşam alanını gittikçe daha çok daralttığına ve doğanın sürekli olarak tahrip edildiğine şahit olması, kendisini önce ufak tefek sabotaj eylemlerine, daha sonra ise kararlı ve planlı bombalamalar yapmaya yöneltmiştir. Devamını Oku →

Yaklaşan İsyan – Görünmez Komite [Kitap-pdf]

“Görünmez bir komite tarafından kaleme alınan elinizdeki bu kitap, büyük çoğunluğu Fransa’nın Tarnac köyünde 11 Kasım 2008’de tutuklanan dokuz kişiye açılan “terör” davasının temel kanıtlarından biri haline gelmiştir. Söz konusu kişiler Fransız ulusal demiryolu ağı üzerindeki elektrik hatlarına düzenlenen bir sabotaja karıştıkları ileri sürülerek “Terör amaçlı yasadışı örgüt kurmak”la suçlandılar. Devamını Oku →

Sabotaj ve Terör Üzerine – Provocazione

Sömürü ve ölüm yapılarına saldırmak terörizm olarak değerlendirilemez. Kirlilik ve baskının sorumluları kolaylıkla tespit edilebilir. Anarşistlerin görevi isyanın olabilirliğini göstermek ve saldırının genelleştirilmesi için çalışmaktır.

İtalya’da Alessandria’dan bir kaç kilometre uzaklıktaki Spinetta Marengo’daki Montefluos tesisine bir saldırı, her zaman olduğu gibi bizlerde çeşitli soru işaretlerinin ortaya çıkmasına neden oldu. Devamını Oku →

Anarşistler Kimlerdir? – Alfredo M. Bonanno

Anarşistler kime karşı mücadele ederler?

-Tüm sahalarda(idari, finansal, politik, askeri vs.) gücün merkezi teşkilatı olarak görülen Devlet’e,

-Devletin idari kurumu olan ve tüm zaptetme, çalıştırma, kontrol etme vs. Işlerini yapan hükümete, Devamını Oku →

Kafalarımızdaki Polisler – Feral Faun

Anarşi ve Ahlakçılık Üzerine Bazı Düşünceler

Geçen birkaç ayı aşkın bir sürelik yaptığım yolculuğumda, anarşiyi bir ahlak ilkesi olarak düşünen bir çok anarşistle tanıştım. Bazıları anarşiyi kendilerini adadıkları bir tanrı olarak görecek kadar ileri giderler – bu durum, gerçekten anarşiyi yaşamak isteyenlerin kendilerini anarşizmden ayırmaları gerektiği hissimi kuvvetlendirmektedir. Devamını Oku →

Uygarlığa Karşı Sayıklamalar – Karaçalı

Birkaç yıl önce yağmurlu bir kış günü Tezer Özlü’nün çocukluğun soğuk gecelerinde okuduğum birkaç satırı hatırlayarak başlıyorum seslenmeye: ‘’Karşı çıkmak istediğim evler, koltuklar, halılar, müzikler, öğretmenler var. Karşı çıkmak istediğim kurallar var. Bir haykırış!’’ Devamını Oku →