Venezuela İsyanda…ya Anarşistler?

Venezuela bir isyan öncesi anlarını yaşıyor. Bunu halen anlayamayanlar sokakta değiller ve sansürle kontrol edilen medyadan gelen bilgiyle iyi hissetmeye devam ediyorlar. Devleti bir diktatörlüğe dönüştüren bozulma sürecinden sonra, insanlar hükümet ve baskı karşısındaki korkularını kaybettiler. Diğer Chávez karşıtı momentlerin aksine, halk kesimleri hem Caracas’ta hem de ülkenin diğer kısımlarında birleşmiş durumda.
Yaralılara yardım etmek dahil gözyaşartıcı gazları ve plastik mermi saldırılarını püskürtmek için baskıya karşı çıkan enformal koordinasyonlar oluşturuldu. Havada değişime dair bir arzu var ve ayağa kalkmış insan kadar çok öneriler var. Tesadüfen, muhalefet liderliği ile onu destekleyen taban arasında bir uyuşmazlık anlamına gelen Azil Referandumuna uysal bir şekilde boyun eğen bir kısım siyasetçi temsil etme haklarını yeniden kazanıyorlar, ancak kitleler tarafından protestolara katılma yönünde baskı gördükten sonra, diğeri gibi baskının aynı etkilerine maruz kaldılar. Bununla birlikte, vurgulamak zorundayız ki, halk ile siyasi partiler arasındaki ilişki değişti ve ‘Chavistlere karşı birliğin’ şantajları altında daha önce var olan güvenlik de artık kalmadı. Bu gerilim, patlayana kadar koruyabilecek ve arttırabilecek herhangi bir etmen yoksa, siyasetçiler yönetme rollerini yeniden kazanabilecektir.

Devletle çatışmalar bu seviyelere ulaşırken, anarşistler de dahil olmak üzere ‘devrimci’ solcular ümitsiz durumdadır. Anarşistler, tahakkümün Bolivar modelinin reddetme ve destekleme boyutunda ikiye ayrılmış olarak halk hareketlerinin geri kalanının başına gelen aynı güçsüzleşme sürecini yaşadılar. Daha önce hiç bu kadar büyük bir etkiye sahip olmamış olsalar da, daha önceki yıllarda inşaa edilen küçük şeyler bile artık yoklar. El Libertario gazetesi, tek düzenli yayın olarak artık yok. Bloglar ve sanal alanlar şu an en düşük seviyesinde. Gerçek zamanlı düzenli toplantılar artık gerçekleşmiyor çünkü bir çok yoldaş ekonomik krizle boğuşmakta. Resmi görevlerde bulunan hükümet yanlısı ‘anarşistler’ dahi artık yoklar. Bir kısmı ülkeyi çoktan terk etti. Mevcut durumda devam eden herşeyle birlikte, gerçek halk -tüm halkın sahip olduğu çelişkiler ve sınırlarla birlikte- hükümetle ve baskıyla yüzyüze gelirken, ‘anarşistler’ bilgisayarlarından devrimci püritenlikleriyle insanlara ders vermekten memnun görünüyorlar.

Şu an olaylar üzerinde hiçbir etkimiz yok, ancak gelecekte bu etkiyi yaratabilme koşullarını yaratmanın tek yolu, siyasi partilere karşı özörgütlenme ve otonomi süreçlerini kuvvetlendirerek zulme karşı halk hareketlerine katılmaktır. Hayır, bu teorilerimize göre istediğimiz ‘devrim’ değildir, ancak iktidarın somut etmenlerine karşı halkın ceset ve kanının ajistasyonu ve süreçleridir. Kenara çekilmek, bazılarının savunduğu gibi bir koşul olarak, aydınlanmış insanlar için bir ‘hizip’ olarak kendimizi mahkum etmektir, ancak bizler değerlerimizi ve halkın büyük kısmının deneyimlememiş olduğu yaftalamaları görmek istemeyenleri reddediyoruz.

Nesnel olarak, Chavism’in bozulmasının – Noam Chomsky’den alıntı yapacak olursak “aşırı derecede çürüme”–bir sonucu olarak Marksizmin gözden düşmesi, “anarşizmin bu ülkenin geleceğine daha önce olmadığı kadar angaje olma kapasitesinin objectif koşullarını meydana getirmiştir.” Ancak şu da anlaşılmış olmalıdır ki, bu değerlerin gerçekleştiği bir çok metot da– kooperatifler, kent tarımı vs. – Bolivarianizm tarafından çürümüştür. Anarşistlerin gelecekte bir etki yaratabilmesi için ortak bir teorik ve pratik çabaya ihtiyacı olacaktır.

Seçmek durumundayız: Tali yollarda oturup Chavez’in peşindeki soldan geriye kalanlarla birlikte kendimizi gömmek mi yoksa uygulanabilir ve tutarlı bir alternatif mi olmaya çalışacağız. Nerede buluşacağımıza siz karar verin: Sokakta mı yoksa bilgisayarların karşısında mı?

(Periodico El Libertario aracılığıyla, Insurrection News tarafından ingilizceleştirildi)

Kaynak: Insurrection News

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*

code