Anarşist kadınlardan savaşa karşı vicdani ret açıklamaları

13325675_1570749666555574_5362457326453361433_n‘Devlet için ölmeyeceğim’ diyen kadınlar vicdani retlerini açıkladı

Savaş politikalarına karşı kadınlar vicdani retlerini açıkladı. Vicdani reddini açıklayan kadınlardan Bermal Söğüt, “Vicdani reddimi duyuruyorum. Devlet için ölmeyeceğim ve öldürmeyeceğim” dedi.

Taksim Tarlabaşı’nda bulunan İnfial’de kadınlar vicdani retlerini açıkladılar. Açıklama öncesinde konuşan Vicdani Ret Derneği Eş Başkanı Merve Arkun, savaş politikalarının yürütüldüğü bir dönemde vicdani retlerin açıklanmasını çok önemli bulduğunu söyledi. Merve, “Kürdistan’da yaşananlarla beraber kadınlar üzerindeki tahakküm, katledilen kadınların bedenlerinin teşhir edilmesi, kadınların sürgüne uğratılması vicdani reddin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor” ifadesinde bulundu.

Vicdani retlerini duyuran kadınların sözleri şu şekilde:

Ben Melek Demiral

Devletlerin akıldan yoksun, milliyetçi, sömürücü ve asimileci çıkarlarının gerçekleştirilmesinin bir öznesi olmayacağım. Varlığım ne bir erk’e ne bir devlete, ne de bir milliyete armağan değildir. Devletsiz, sömürüsüz ve sınırsız bir dünya için total reddimi ilan ediyorum.

Ben Hüsniye His

Erk devletin kendi çıkarları içn yapmakta olduğu, benim hiçbir şekilde onaylamadığım faşizmi reddediyorum.

Bir kadın olarak sizin kategorize ettiğiniz kalıplara uymayı reddediyorum. Erkliğinizi bedenimizden ve hayatlarımızdan çekin!

Erkeklere savaşı, ırkçılığı, kanı güzel gösterdiniz. Onları bu akıl dışı oyununuza alet ettiniz. Kadınları türlü politikalarla evlere hapsettiniz. Düşünmemizi engellemeye çalıştınız. Bu politikayı reddediyorum! Gericiliğinizi reddediyorum!

Bu ülkede doğmayı seçmedim. Bu kuralların koyulmasını ben istemedim. Bana dayatılan bu adaletsizliği reddedyorum. Barış istiyorum!

Ben Özlem Dede

Devleti ve sermayeleriyle kurumsallaşmış tüm güç odaklı kıyım araçlarını reddediyorum.

Sınır bölgelerinde devletlerin savaşıyla, mezbahalarda ve çiftliklerde devletin sermayesi için paramparça olan hayvan bedenlerini, silahının gücünü ölü bedenini aşağılayıp teşhir ettiği kadınlara ispat eden militer sistemini, kanı ve ölümü kutsayan ideallerini hiçbir bayrak veya sınır uğruna olağan bulmayacağım, affetmeyeceğim.

Zihnimde, bedenimde, hayatımda, doğamda önlenemez tahribatlar yaratan sınır savaşlarına ve tüm otoritelerin militer sistemine karşı vicdani reddimi açıklıyorum.

Ben Ebru Altuntaş

Asırlardır devlet tarafından maruz kaldığımız baskıyı, sömürüyü, ayrımcılığı ve bunların savaşçısı olmayı reddediyorum. Reddetmek için zorunlu askerliği ya da topyekün bir savaşı beklemeyi de reddediyorum.

Doğduğum ve bu cumhuriyetin vatandaşı olarak damgalandığım günden itibaren sistematik olarak varlığımı Türk varlığına armağan edecek şekilde yetiştirildim, gerçekleri görememem için medya tarafından engellendim. Tüm zihnim ve bedenimle erk’in savaşına ortak edildim. Oysa güç ve zenginlik uğruna insanları, hayvanları ve doğayı katledenlerin savaşı benim savaşım değildir. Bir kadın olduğum için beni askerliğe zorlamayarak da eve kapatmaya çalışan seksist devletlerin savaşı benim savaşım değildir. Vereceğim savaş insanların ve hayvanların özgürlüğü için, sınırları olmayan bir dünya için, eril zihniyeti yıkmak için ve tüm iktidarları yok etmek için olacaktır.

Ben Arzu Serter

Hayvan özgürlüğü çalışmaları,mücadelesi içerisinde bir birey olarak, hayvanlarla(insan dışındaki diğer canlı türleri) ile ilgili çalışmalarımın, insanlar tarafından, insan merkeziyetçi düşüncelerle baskılanmasını reddediyorum, mücadelemin insanların içinde bulunduğu mağduriyet ya da zor koşullarla karşılaştırma yapılarak zayıflatılmasını da reddediyorum.

Kendilerini savunma ve ifade etme hakları birtakım insanlar tarafından ellerinden alınan canlı türleri için yapılan mücadelede, bu mücadeleyi veren insanların egolarının ön planda olasını reddediyorum ve bunu insan dışındaki diğer canlı türlerine yapılmış bir haksızlık olarak görüyorum.

İnsan dışındaki canlı türlerinin besin zinciri içersinde değerlendirilmesini, zeka ve dolayısıyla bilinç düzeyi yüksek bir canlı olarak kesin olarak reddediyorum. Sağlıklı yaşam, beslenme için gerekli, alternatif besinleri elde etme yetisi hem beyin hem de vücut olarak yüksek bir canlı olarak diğer canlı türlerinin kullanılmasını, öldürülmesini reddediyorum.

Ben Nimet Arıkan

Doğduğumuz andan itibaren yaşamımıza hükmeden devlet ve devletin yarattığı kurumların(aile,okul,mahalle kuralları,hastane,askerlik,iş yaşamı) otoritesi altında itaat etmeye, militarist ve erk-egemen cinsiyetçi rollere ve köleleştirilmiş yaşamlara itiraz ediyorum.

Savaşların ezilenlerin özgürlükleri ve temel yaşam hakları için yaptıkları meşru müdafalar dışında otoriteler tarafından politikalar, hırslar ve mülki açgözlülükleri için yapılan savaşlara taraf olmak istemiyorum. Bu noktada Otoritelerin savaşlarında herhangi bir şekilde rol oynamayı reddediyorum.

Ayrıca kadınların savaşlarda önce taraf olmaya zorlanıp, savaşların arka bahçelerinde hemşire, savaş silahları hazırlayan, çocuklarını savaşa gönderen ya da savaş içerisinde ilk mağdur (tecavüz ve söz sahibi olmadıkları savaşlarda ailelerinin ve yuvalarının dağıtılması) olmasını reddediyorum.

Bazı ülkelerde kadınların da devlet tarafından zorunlu askerliğe alındığını bildiğimizden topyekün devletlerin savaş ve otorite kurallarını bir kadın olarak reddediyorum.

Kısacası otoriter, sömürücü , cinsiyetçi devlet ya da devlet gibi işleyişi olan yapılar içerisinde kan dökmeyi ve şiddete yol açan işleyişe alet olmayı Anarşist Feminist düşünceye yakın bir birey olarak reddediyorum.

Tüm bu nedenlerle ototritelerin emrettiği tüm savaşlara, şiddete karşı VİCDANİ REDDİMİ İLAN EDİYORUM.

Ben Bermal Söğüt

Sınırsız , sınıfsız, sürgünsüz , sömürüsüz ve cinsiyetsiz bir dünya için reddediyorum. Erk tarafından açılmış bu savaşın bir parçası olmayacağım. Zorla askere gönderilen ve öldürülen insanlar ; zenginlerin çıkarı, erkin savaşına kurban gitmesin diye savaşın, tahakkümün , sömürünün ve erklerin karşısına vidanımı koyuyorum. Devlet için öldürmeyeceğim, ölmeyeceğim. Bugün buradan vicdani ve total reddimi duyuruyorum.

Ben Fatma Kurt

Sınıfsız , türsüz , sömürüsüz , cinsiyetsiz , sınırsız bir dünya için reddimi sunuyorum. Erk’lerin , erk devletin bir parçası olmayacağım. Bu sınırın , bu bayrağın , erk düşüncenin bir parçası olmayacağım. Bu tahakkümü , sömürüyü , güçsüzlerin ezildiği sisteme karşı vicdanımı koyuyorum.

Vereceğim mücadele hayvanlar için, erk devlete karşı kafesler kırılana dek ve hücreler yıkılana dek olacak.

Vicdani ve total reddimdir.

Ben Ülkü Saydan

Sizler için kışlada başlayan militarizm pek çoğumuzun evinde hayat bulmuş bir durumda. Gerektiği takdirde evimizi, ailemizi reddetme hakkı bizimdir. Sokaklarda rahat yürüyememe sebebimiz erkekliğiniz. Sokaklar bizimdir. Düzeniniz sizde kalsın. Düzeninizle savaş bizimdir.

Amcalara pipisini göstererek erkek büyüyor , düğünlerle sünnet edilip , düğünlerle askere yollanıyor. Aile ve toplum tarafından yüceltilen erkeklik can alıyor. Erkekliğinizi , aile yapınızı, toplum yapınızı ve devletinizi reddediyorum.

‘Pembe teskere’ bir halk ağzı değildir. Resmi ismi budur. Peki devlet cinsel kimliğinizi gerçekten tanıyor mu sandınız? Başvurunuz üzerine ana muayne ile başlayan süreç seks fotoğraflarınıza kadar uzanıyor. Elini bedenimizde oluk oluk dolaştıran devleti reddediyorum.

Olmayan adaletinizi yıkana dek, halka doğrulttuğunuz silahları kırana dek reddedeceğim.
Vicdani ve total reddimdir.

Kaynak: Jinha

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*

code