Hocam biz şimdi ezenlerden mi ezilenlerden miydik?

aaEzen ve ezilen denince gözümüzün önüne gelenler, hissettiklerimiz çok nettir genellikle. Fakat mevzuyu biraz bulandıralım.

Bir konuda ezilen olan başka bir konuda ezen olabiliyor.

Ulusal kimlikte ezilen, erilliğiyle ezebilir.

Ekonomik sınıfında ezilen, dinsel kimliğiyle ezebilir.

Taşralı kimliğiyle ezilen, batılı kimliğiyle ezebilir.

Derisinin renginde ezilen, mesleki statüsüyle ya da bilgisiyle ezebilir.

Cinsel yönelimiyle ezilen, insan kültürüyle ezebilir.

Bu ve bunun gibi durumlar birbiriyle çelişmez.

Anarşizm birçok konuda ezildiği açık olan insanları pir-ü pak iyilik meleği olarak görmez. Beş parasız, evsiz,
bütün haklardan mahrum bir mülteci erkeğin -sırf mülteci olduğu için- ataerkil ya da homofobik davranışları görmezden gelinemez.

O, bir mülteci olduğu (bu durumda ezilen) için taciz etmiyordur. O, eril olduğu, eril bir kültürden (bu durumda ezen) geldiği için taciz ediyordur.

Ya da başka bir ‘o’, üçüncü dünya ülkelerinden-coğrafyalarından (bu durumda ezilen) geldiği için bilgisiyle ezmiyordur. O, eğitimli ve kibirli (bu durumda ezen) olduğu için bilgisiyle eziyordur.

Ne örgütler, ne halklar, ne aileler, ne de tek tek insanlar iyilik meleği. Fakat iyilik meleği olmamaları (ve olmayışımız) birbirimizle dayanışma içinde olmayacağımız anlamına gelmez. Ezen-ezilen, dost-düşman ayrımlarının ortadan kalktığı anlamına hiç gelmez. Ezenlere karşı, ezen davranış ve söylemlere karşı, ezenlerin bütün iktidar araçları yıkılana dek. Dosta samimi eleştiri, düşmana samimi saldırı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*

code