Pine Ridge Yerlilerine Özerklik: ‘Lakota’lı Olmayı Seviyoruz’

lakota-main‘Yerliler ve Mülteciler’ belgesel projesi, Amerika Yerlileri ve Filistinlilerin mücadele ve deneyimleri arasındaki benzerlikleri araştırıyor…

2014 Aralığında şimdilerde Güney Dakota olarak bilinen Pine Ridge Yerli Yerleşim Alanını ziyaret ettik. Projemizi başlatmak için ABD’de ki Yerliler arasında bağımsızlık ve özerklik için verilen toprak mücadelelerini kendimize model olarak seçtik. Lakota halkı, ABD askeri güçlerinin batıya doğru yayılmasına karşı Oturan Boğa ve Çılgın At gibi savaşçılarında içinde olduğu tarihi mücadeleler ortaya koydular.

1876-1877 yıllarında meydana gelen Kara Tepeler (Black Hills) Savaşında, Lakota’nın son derece kutsal bölgesine, şimdilerde Rüzgar (Wind) Mağarası Milli Parkı olarak bilinen bölgeye altın arayan yerleşimciler adına ABD askeri müdahalede bulundu. Lakota’da yapılan, Little Bighorn Savaşı’nda ünlü George Armstrong Custer’in 7. Süvari Taburu yenildi. 1890 yılında ki Yaralı Diz (Wounded Knee) katliamından sonraki yıllarda 7. Süvari Taburu Pine Ridge bölgesindeki yerli halkı etkisiz hale getirmek için yüzlerce Lakotalıyı öldürdü ve Yerlileri yerinden ederek Pine Ridge Yerli Yerleşim bölgesine zorla yerleştirdi.

1973’te bölge isminin Yaralı Diz olarak değiştirilmesinden 4 ay sonra, Amerikan Yerlileri Hareketi (AIM) federal hükümet ve yerel aşiret konseyinin ikisine birden karşı direniş düzenledi. 1975 yılında, iki federal ajan Pine Ridge’daki silahlı çatışmada öldürüldü, çıkan olaylardan AIM üyesi Leonard Peltier suçlandı ve ABD’nin Florida’daki Coleman Cezaevi’nde tutsak edildi. Hakaret ve haksızlıklar için dikilen cumhurbaşkanlığı anıtını Rushmore dağında bulunan Kara Tepeler Ulusal Ormanı içinde ziyaret edebilirsiniz.

Nebraska, Montana ve Wyoming bölümlerini içeren Kuzey ve Güney Dakota’da geleneksel Lakota toprakları yer alır. Tarihsel açıdan yarı göçebe bir aşiret olan Lakotalılar yiyecek bulmak için bufalo sürülerini takip ederlerdi. ABD askerlerinin, yerleşim bölgeleri üstünde egemenlik sağlamak amacıyla Great Plains içindeki bufaloların toptan katledilmesini teşvik etmesi sonucu neredeyse tamamen soyları tükenmiştir.

Bu, ABD’nin Lakotalıları ekonomik olarak bağımlı hale getirip kendisine biat etmeye zorlamak amacıyla – savaşta kazanılmış herhangi zafer sayesinde olmadı – besin maddelerini imha etmesiyle oldu. Bir dizi anlaşmaların ihlal edilmesi sonrasında “Great Sioux Yerli Yerleşim Alanının” 1851 yılında imzalanan Fort Laramie Anlaşmasıyla mevcut sınırı çizildi. Şimdilerde Pine Ridge, Rosebud, Cheyenne River, Daimi Rock ve Crow Creek dahil olmak üzere farklı yerleşim bölgelerinde Lakota toprakları uzanır. [1]
50 Yıldır yaşam haklarının verilmesini bekleyen Pine Ridge bölgesinde mevcut işsizlik oranı % 80-90 arasındadır. Hükümet, kıtadaki yoksul bölgelerinden biri olmasına rağmen, 1980 yılında Kara Tepeler’deki hırsızlık nedeniyle çözüm olarak istenen 1.3 milyar dolarlık tazminatı kabul etmeyebilir. Bölge sakinleri tazminat miktarı ne olursa olsun Kutsal Toprakları’nın geri iadesinde ısrar ediyorlar. Ayrıca şimdilerde doğrudan Lakota toprakları üzerine inşaa edilmesi önerilen TransCanada şirketinin Keystone Boru Hattı projesine karşı direniyorlar.

Amerikan Yerlilerinin ve Filistinlilerin mücadele tarihlerinin ve özelliklerinin tüm yönleriyle bilinmesi, askeri güç yardımıyla zorla yerinden etme, geleneksel toprakların kontrolü ve göçmenlerin göçe zorlanarak teslim alınması konusundaki deneyimlerin paylaşılmasının oldukça farklı sonuçları olmuştur. Yerleşim bölgeleri ve mülteci kampları sonrası kendi tarihini, kendi kimliğini bulan bölgeler toprakları ve bağımsızlıkları için mücadele veriyorlar.

Bizler, Owe Aku, Bring Back the Way ve Amerikan Yerlileri Hareketi’nin kıdemli üyeleri ile bir araya geldik. Pine Ridge’daki mevcut durumu ve özerklik hakkındaki düşünceleri üzerine konuştuk.

‘Lakota’lı Olmayı Seviyoruz’ belgesel projesinin ‘Yerliler ve Mülteciler’ adlı ilk serisindeki videolar ve metinler, Ortadoğu’daki Filistin Mülteci Kampları’nda yer alan mücadelelerle Birleşik Devletler’deki Yerli Yerleşimcilerin mücadelelerini birbirine bağlıyor.

Bu film, şubat ve mart aylarında, Lübnan’ın Beyrut şehrindeki T Marbouta, Ürdün’ün başkenti Amman’da yer alan Ürdünlü Kadınlar Birliği ve Batı Şeria’da yer alan Cenin Mülteci Kampı Özgürlük Tiyatrosu’nda gösterildi. Bu film Adam Khalil’in destekleriyle çekilmiştir.

Lakota’lı Olmayı Seviyoruz belgeselinin ilk bölümü Yerliler ve Mülteciler videosu

Matt Peterson ve Malek Rasamny, Yerliler ve Mülteciler üzerinde çalışmaya devam etmek için bu bahar Akwesasne, Pine Ridge ve Navajo Nation bölgelerine dönecekler. Onların kökeni New York’ta Ridgewood’a dayanır.

Yazar: Peterson Rasamny

Kaynak: RoarMag

Notlar
1. Ülkeyi kontrol altında tutmak için son 200 yıl içinde verilen Lakota halkının mücadelelerine derinlemesine bir bakış için, Roxanne Dunbar-Ortiz’in kaleme aldığı ABD Yerli Halkları Tarihi (2014, s. 186-191) kitabı okunabilir.

Alıntı: İsyandan.org

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*

code