Dai monti di Sarzana – Sarzana Dağları (TR Altyazılı)


Pietro Gori.. Şair, tiyatro yazarı ve sürgünde yıllarını geçirmiş başka bir anarşist.

Pietro Gori başından beri emek hareketlerinde yer alacak, Livorno’daki genel grev örgütlenmesinden dolayı hapse atıldıktan sonra polis baskıları nedeniyle Milan’a geçmek zorunda kalacaktı. Ancak oradan da İtalyan polisinin iki ajan göndererek öldürmeye çalıştığı İsviçre Çapolago’ya geçecekti. Pietro suikastten fazla yara almadan kurtulabilecekti. Mücadele hayatı boyunca Pietro çoğu kez kendini sosyalist fraksiyonlarla, Marks’in Komünist Manifesto’sunu takip edenlerle kongrelerde tartışırken bulacaktı.

Pinelli’nin emek mücadelesi ile ilgili fikri, işçi sendikalarının parlamento çığırtkanlığı yapan sosyalistlerden uzak durduğu kadar, anarşistlerin ve Sorelianistlerin parlamento karşıtı propagandalarından uzak durarak kendi mücadelelerine odaklanması gerektiğiydi. Ona göre ideolojiler emek hareketine ayrışmadan başka bir şey getirmiyordu.

Pinelli daha sonra İsviçre’den de sürgün edilecek Londra’da sürgündeki diğer anarşistler Kropotkin, Louise Michel, Charles Malato ve Sebastien Faure ile biraraya gelecek ancak Londra’dan da Arjantin’e geçecek daha sonra ise Milan’a tekrar dönebilecekti.

Şarkıda adı geçen Gino Lucetti, anarşizmin anayurtlarında biri olan Carrara’da doğmuş başka bir ateşli anarşist.  Çoğu yoldaşı onu, nehir kenarında bir koltuğunun altında kitapla düşünceler içinde gezinirkenki haliyle hatırlar. Lucetti genç yaşında 1920’lerin Fabrika işgalleri mücadelesinde yer alacak, o da Pietro Gori gibi suikaste uğrayacaktı. Lucetti ağır yaralandıktan sonra gizlenecek, tedavi edilecek imkanlar bulunamayınca, bir gemiyle Fransa’ya gönderilecekti.

İtalya’ya geri dönen Lucetti 11 eylül 1926’da Mussolini’ye suikast denemesinde bulundu ancak başarılı olamadı. Lucetti 30 yaşındaki iki yoldaşı ise 20’şer yıl aldı. Mussolini döneminde süren anti-faşist gerilla ve şehir hareketlerinde, anarşistler oluşturdukları bir gruba “Lucetti Tugayları” adını verecekti.

Lucetti’nin ölümü ile ilgili iki senaryo var: Birincisi, kasıtlı bir Amerikan bombardımanında diğer politik tutsaklarla beraber yıkılan cezaevinde olduğu.. Diğeri ise Mussolini halkça öldürüldükten sonra halen şehirde kalan Almanlarca cezaevinin ateşe verildiği..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*

code