‘Can Vies’ ayaklanması raporu (Sosyal Savaş)


26 Mayıs Pazartesi, tam da Avrupa Parlamentosu seçimlerinin ertesi günü, Barcelona polisi 17 yıldır anarşist, sol, sosyalist, mahalleli vs. bir çok kesimin kullandığı sosyal merkez olarak faaliyet gösteren bir işgal evi olan Can Vies’i boşaltmak için yoğun bir güç yığarak kapıya dayandı. Bunun üzerine binada bulunan insanlar kapıları üzerlerine kitlediler ve Barcelona’nın diğer semt ve mahallelerinden insanlar yıllarca gerek mahalleliyle gerek sosyal hareketlerle topluluk bağları geliştirmiş olan Can Vies’e destek için yollara döküldüler.

Devlet uzun zamandır Can Vies’i ele geçirmek için fırsat kolluyordu. Hükümet olacakları önceden kestirerek, Avrupa Parlementosu seçimlerinin geçmesini bekledi ve alelacele tüm polis gücünü yığarak binayı ele geçirmeye kalkıştı. Elbette ki, Sants sakinlerinin ve diğer semt ve mahallelilerin yanıtı gecikmedi. Barcelona 3 gündür direniyor. Geçtiğimiz sene Gezi ayaklanmasında yaşananlara benzer bir ayaklanma şu an Barcelona’nın Sants semtinde patlak vermiş durumda. Buna karşın, polis her gün eylemde olan öfkeli kalabalıklara karşı yeni kitle kontrol silahları kullanıyor. Bu eylemlerde polis ikinci kez gaz bombası kullanmasının yanısıra LRAD denen ses TOMA’sı diyebileceğimiz bir silah kullandı. Aşırı derecede rahatsız edici bir ses çıkarıyor, etkisi geniş bir alana yayılabiliyor. En azından eylemciyi korkutmakta başarılı olduğu söylenebilir. Ancak çok sık kullanıldığına şahit olmadık. İlk kullanıldığında herkes ne olduğunu anlamadan kaçmaya başladı. Polis sokak aralarındaki barikatların arkasına sürekli olarak ses bombası attı. Tabi kitle kontrol sürecinde helikopteler tepemizden hiç eksik olmadı. Helikopter sokak aralarında biriken insanları tespit etti. Çevik minibüslerle arka sokaklarda insanlara pusu attı.

Sosyal Savaş ekibi olarak bu ayaklanmanın ilk üç gününe katılıp Barcelona’lı yoldaşlarla birlikte barikatlarda omuz omuza polise karşı savaşma fırsatımız oldu. Barcelona’ya gitmeden önce, ilk uğrayacağımız yerlerden biri olan Can Vies’i ilk olarak polis kordonu arkasından görebildik. Son gördüğümüzde ise binanın yarısı yıkılmıştı. Yıkıldığı gün Can Vies enkazın altından bir mabet gibi ziyaretçi akınına uğruyordu. Eylemciler tarafından ateşe verilen iş makinesiyle birlikte harap bir şekilde duruyordu. Binanın çevresindeki duvarlara yapılan antifaşist yazılamalar halen duruyordu.

‘Can Vies’in yıkımına karşı ayaklanma sürecinde bir çok deneyim edinmiş olduk. Polis ağırlıklı olarak plastik mermi ve ses bombası kullanıyor. Polis gaz bombasını tarihinde ikinci kez çatışmaların üçüncü gününde kullanmış. Gazın yoğunluğu bizdeki gibi değildi elbette, ayrıca bizdeki gazlar gibi ölecek gibi olmuyorsunuz. Yanan barikatların dumanlarından çıkan kokuya benzer pis bir yanık kokusu gibi. Ayrıca çevik kuvvetin altındaki hızlı manevra kabiliyetli minibüslerle barikatlara ve kalabalıkların içine dalıp gözaltına alma tehlikesini barındırıyor. Eylemcilerin en çok sıkıntıda olduğu nokta o. Polis minibüsü hızla kalabalığa giriyor, içerideki çevikler arka kapıdan anında çıkıp gözaltı yapıyor. Ara sokaklara girip tuzak kurabiliyor. Ama bizdeki gibi rastgele gözaltı yaptıklarına şahit olmadık. Sadece hareketlenmenin olduğu bölgeye gidiyolar kitle dağılınca başka sokaklara dalıyorlar. Çevik daha çok minibüslerin içinde bekliyor. Kitlenin içerisine topluca dalıp insanların peşinden koşturmuyor. Yanlız tuttuğunu tekme tokat döverek gözaltına alıyor veya çoğunlukla angarya olmasın diye gözaltına almıyor, döverek yere seriyor. Bu şekilde ikinci günde, bir genci feci şekilde döverek duyma yetisini kaybetmesine neden olmuştu polis. Tabi Barcelona polisi plastik mermiyle bir çok insanın gözlerini kaybetmesine neden olmakla ünlü. Her yerde olduğu gibi burada da polis işini kendi bildiği ve zevk aldığı gibi yapmaya devam ediyor. İnsanların yüzlerine nişan alarak plastik mermi sıkıyor, tekme tokat gözaltına alıyor vs.

Barcelonalı yoldaşlardan edindiğimiz bilgiye göre, bugüne kadar 40 kadar insanın gözaltına alındığını öğrendik. Önümüzdeki günlerde gerçekleşecek olan öfke eylemlerinde de yaralı ve gözaltı sayısının artacağı benziyor. Çünkü insanlar öfkeli.  Can Vies, anarşistlerin ve Katalan bağımsızlıkçı çevreler için Sant semtinin simgesel sosyal merkezlerinden biri. 17 yıldır mahalleliyle sıkı bağlar kurulmuştu.Yıllarca tahliye edilmelere karşı direniş sergilemiş, halkın ve CGT sendikasından taşımacılık işçilerinin de desteğiyle bu saldırıları bertaraf etmiş. Demiryolu şirketine ait bina bir zamanlar CGT’ye devredilmiş bir kaç yıl önce mahkeme de kazanılmış. Geçtiğimiz aylarda Barcelona hükümeti onlarla görüşmek istemiş ve bazı etkinliklerini sınırlarlarsa ve sembolik bir kira ödenirse tahliyeyi durduracakları söylemiş. Ancak Can Vies yasallaşmayı reddetmiş. Bunun üzerine de polis zor kullanmayı tercih etmiş.

Baskının ilk günü, herkes hazırlıksız yakalandı ancak binanın polis zoruyla boşaltılacağını duyan farklı semtlerden yüzlerce insan Can Vies önünde toplanmaya başladı. Tabi polis, üç dört cadde önceden yolları bloke etmiş kitlenin Can Vies’e destek vermesini engellemeye çalıştı. Ve saldırıya geçti, ara sokaklara dağılan maskeli eylemciler, buralarda çöp kutularından barikatlar yaparak ateşe verdiler. Polise taş, molotof ve şişelerle karşılık verdiler. Bu sırada, bankalar ve çok uluslu şirketlerin mağazaları çekiç darbeleriyle ve hükümet yanlısı bir medya kanalının aracı da molotof kokteyliyle isyancı öfkeden nasibini almış oldu. Medya aracının yakılması, olayların küresel medyaya yansımasının başlangıcı oldu. Bina içerisindeki direniş yaklaşık 6 saat sürdü, Sants sokaklarında ise çatışmalar geceyarısına kadar devam etti. Binayı tamamen ele geçiren polis iş makinesini binanın önüne getirdi. Polis, etkili bir strateji yürüterek insanları Plaça Espanya’ya kadar sürerek kontrolü sağlamış oldu. Bu sırada, polisin bu operasyonun bir parçası olarak La Directa gazetesine saldırarak camlarını kırdığı bilgisi geldi.

İkinci gün ise, çatışmaların şiddeti ilk güne göre daha sertti. Sants meydanında kontrolü sağlayan polis sabah saatlerinden itibaren Can Vies’in etrafında kordon oluşturarak insanların yaklaşmasını engelledi, hatta desteğe gelenlerin ara sokaklardan dahi yürümelerini engellemeye çalıştı, kimi zaman arbedeler yaşandı. Akşam 8’de yine toplanma çağrısı yapılmıştı, ancak bir çok insan öğle saatlerinden itibaren Can Vies’in yıkılmasını engellemek için toplanmaya başlıyordu. İş makineleri binanın duvarlarını yıkarken, bir çok yoldaşın duygulandığına şahit olduk. Konuştuğum bazı genç yoldaşlar, burası ilk işgal edildiğinde daha çocuk olduğundan ve o günden bugüne, çok deneyimler yaşadığından, bu mekanda büyüdüğünden bahsetti.

İtiş kakışla geçen 2. günün akşamı, polis binanın yıkılmasının ardından Can Viens etrafından çekildi. Herkes Can Viens meydanında toplandı. İşi bitirdiğini, olayların biteceğini düşünen polis Can Viens’in enkazı üzerindeki iş makinesini çekmeyi unutmuştu. Ve elbette ki Can Viens’i yıkan iş makinesi bu öfkeden nasibini alacaktı. Enkazın çevresinde toplanan anarşist gençler iş makinesini ateşe verdi. Daha sonra, polis saldırısı geldi. Yine Sants sokakları polise karşı yakılan çöp konteynerleri ve barikatlarla savunuldu. Bu sırada bizler Sants barikatlardayken çatışmalar mahalle mahalle büyümüş. Barcelona’nın önemli caddelerinden Parallel, Diagonal ve Pg. de Gràcia caddelerinin kesiştiği caddeler bloke edilmiş. İktidardaki CİU partisinin merkez ofisine saldırı düzenlenmiş. Gràcia, Sant Andreu, Clot, Poblenou, Nou Barris, ve Paral·lel semtlerinde maskeli gruplar yürüyüş düzenleyip barikatlar kurmuş, bankalara saldırmış ve çöp konteynerleri ateşe verilmiş. Polis ikinci gününde 53 çöp konteynerinin ateşe verildiğini açıklamış.

Üçüncü gün, mahallelerin mobilizasyonuna şahit olmaya değerdi. Bizler, kortejin Rambla Raval civarında toplanan kısmıyla birlikte yola çıktık Sants’e doğru. Bir gün önce gece 2’lere kadar barikatlarda olduğumuz için otobüs veya metroya binme şansını kaçırarak yürümek zorunda kaldığımız yaklaşık olarak 30-40 dakikalık yolu binlerce insan farklı semtlerden gelen diğer insanlarla yürüyüş güzergahı üzerindeki cadde başlarında buluşarak yürüdü. Farklı mahallelerin tek bir kortejde farklı yerlerde buluşarak toplanmaları enerjiyi daha da yükseltti. Polis kitlenin yürüyüş güzergahında yoktu. Can Viens’in olduğu meydanda yaklaşık 2000 kişi toplanmıştı. Şiddetli yağan yağmura rağmen kitle polislerin barikat kurduğu caddeye doğru yöneldi. Polis uyarısı karşısında geri çekilmeyen kitleye ses ve gaz bombalarıyla saldırıldı. Kitle barikata doğru yürürken, anarşist gençler bankaların, KFC’nin, Burger King’in vs. camını çerçevesini indiriyor, kitlenin coşkusu daha da artıyordu.

Çatışmalar 3. gününde de gece yarısına kadar sürdü. Yoğun polis mevcudiyetinin yanında bu sefer kitlenin etrafında sivil polisler eylemcilere saldırıyor veya gözaltına almaya çalışıyordu. Bu sırada bizler de ciddi bir gözaltı tehlikesi atlattık. Neyse ki, insanlar kaçmıyor birbirlerini tutuyorlardı. Mahallelinin de desteği vardı, tencere ve tavalarla eylemcilere destek veriyorlardı. Bazı dar sokaklarda ise çöp konteynerlerini ateşe verip barikat yapanlara da tepki vardı. Ancak anarşist gençler tepkiler karşısında sağduyulu hareket ederek kendi özkontrollerini sağlıyor, mahalleliyle herhangi bir gerginlik yaşanmaması için ellerinden geleni yapıyolardı. Küçük çaplı tartışmalar yaşanıyor, büyümüyordu. Şunu eklemek gerekiyor, maskeli anarşist gençlerle diğerleri arasında ciddi bir uçurum yoktu. Sadece eylemleri organize edenler, yaşını başını almış, herkesçe tanınan ve yasal sorumluluğu olan (CNT, CGT gibi sendikalarda) kişiler olduğundan çatışmalar başlamaya yakın, ‘arkadaşlar eylemimiz burda bitmiştir’ diyor, maskeli anarşist gençlerin yollarını açıyor ve eylem alanını terk etmeyerek kitlenin arkalarına geçiyorlardı.  Ancak çatışma çok ciddileştiğinde barikatlar büyük oranda gençlere kalıyor. Buna rağmen çok ciddi bir dayanışma örneğiydi şahit olduğumuz.

Can Vies’in ateşi daha yayılacak gibi görünüyor. Özellikle bugün yani Cuma günü için yeniden bir toplanma çağrısı var. Bu arada, İspanya’nın bir çok kentinde ve Katalan şehirlerinde dayanışma eylemleri gerçekleştiriliyor. LLeida, Tarragona, Girona, Sabadell, Badalona Tarrassa, València, Gamonal (Burgos), ve Palma de Mallorca ve bir çok kentte Can Vies’e destek eylemleri yapılıyor. Hükümet partilerine bankalara ve küresel şirketlere saldırılar düzenleniyor. Eylemler ayrıca uluslararası çapta da yankısını buldu. Avrupa’nın bir çok kentinde küçük çaplı dayanışma eylemleri gerçekleştirildiği haberleri geliyor.

Can Viens ayaklanması ışığında Barcelona’daki anarşist mücadeleye dair deneyimlerden çıkarılacak dersler, bu topraklardaki gidişatımıza, hareket ediş, üslup ve duruşumuza dair değerlendirmeleri belki başka bir yazıya saklamalıyız. Şimdi önümüzdeki günlerde sosyal savaş gerçekliği içerisinde cereyan edecek sosyal patlamaları birer ayaklanmaya dönüştürmek için hazırlık yapmak gerekiyor.

Sants’ta yanan ateş önümüzdeki günlerde, Gezi ayaklanmasının yıl dönümünde İstanbul’a da sıçrayacak. O ateşi büyütmek dayanışmanın en büyük silah olduğunun farkındalığını ve eyleme dökülmesini gerektiriyor. Ve bizler Gezi ayaklanmasının 1. yıldönümünde Barcelona sokaklarındaki öfkeyi solumuş olarak İstanbul sokaklarında olacağız. Dünyanın neresinde olursa olsun devlet, sermaye, polis ve diğer zulüm aygıtlarına karşı öfkeyi sınırların ötesine taşıyarak eyleme dökmeye devam edeceğiz.

Sosyal Savaş

*Önümüzdeki günlerde daha fazla fotoğraf ve video paylaşacağız.


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*

code