Sirk Protestosu: Bilinçli tüketiciler değil, öfkeli kalabalıklar…

imageDün, İzmir’deki Milano Sirk’i protesto edildi. Güvenlik görevlileri ve sirk çalışanları taş, odun ve demir sopalarla eylemcilere saldırdı. 3 eylemci kafasından ciddi şekilde yaralandı, birisinin neredeyse gözü çıkıyordu.

Sirk organizatörlerinin bu saldırgan ve öfkeli halleri yapılan her eylemin, atılan her sloganın ve dağıtılan her bildirinin gerçekten işe yaradığını gösteriyor. Çünkü sirklerin perde arkasını, içinde barındırdığı sömürü ve şiddeti öğrenen aileler, çocuklarını şiddet dolu bir yere götürmekten vazgeçiyor.

Organizatörlerin müşteri kaybetmeleri öfkelerinin nedenini açıklıyor gibi görünse de, onların şiddete içkin insanlar olduğunu ve hayvanları esir edip işkence ettiklerini unutmamamız gerekiyor.

Dünyanın neresinde olursa olsun zulmedenleri çok iyi tanıyoruz. Onlardan başka türlüsünü de beklemiyoruz. Sirklerde neler yaşandığını da, her eylem sonrasında hınçlarını hayvanlardan alabilecek olduklarını da biliyoruz.

Peki ya biz ? Sadece sirklere gitmeyin demek yeterli mi ?

Sirk organizatörleri bizleri dünyanın her yerinden çok iyi tanıyor. Biz bastırdıkça onlar da bastırıyor, yıldırmaya, korkutmaya çalışıyor. Ama bu zulümler bitmedikçe susmayacağız, hayvanların kurtuluşu için onların sesi olmaya devam edeceğiz. Bütün yıldırmalara rağmen, İzmir’deki arkadaşlar ikinci eylem hazırlığına başladı bile. Salı günü Milano Sirki bir kez daha eylemciler tarafından ziyaret edilecek!

“Sirklerde işkence değil sevgi bağı vardır”

Sirk organizatörlerinin tek anladığı şiddet değil elbette. En iyi bildikleri bir diğer yol da yalanlarla insanların duygularını sömürmek. Geçtiğimiz yıllarda İstanbul’daki Atlantis Sirki protestosunda organizatörler bir pankart açmıştı. Pankartta, fok balıklarını avlayan bir avcının fotoğrafı ve bir yazı vardı: Bizi bu katliamdan kurtardığı için Atlantis Sirki’ne teşekkür ederim.
Yanında da “Sirklerde işkence değil sevgi bağı vardır” yazıyordu.

Bu aymazlık ve sahtekarca yaklaşım karşısında sesimizi daha gür çıkartmış ve insanların kapıdan geri dönmesine sebep olmuştuk. Ardından da sirk organizatörlerinin saldırısı gelmişti. Eylemi duyup gelen ve o ana kadar “benim polisim beni korur” mantığında hareket eden bağzı eylemcilerin polisin gerçek yüzüyle karşılaşması ise başka bir kazanımdı. Gezi Parkı’nda olduğu gibi polisle tanışan eylemciler, bütün bu zulümlerin ardında bireysel tercihleri de aşan bir devlet aygıtı ve kapitalizm olduğunu görmeye başlamıştı.

Artık kral çıplak demenin vakti geldi

Eylemlerin amacı propoganda yapıp insanları bilgilendirmek, sirke gitmeyi engellemek ya da sirklerin kapatılmasını sağlamaksa eğer, “Sirke Gitmeyin” demek dışında başka şeyler yapmalıyız.

Çünkü tecavüzcü ortadayken teşhir edilir, gereken yapılır ama tecavüzden sakının denmez!

Örneğin Milano Sirki’inin İzmir’de işi ne? Bu sirki kim düzenliyor ? Bu sirkin bu coğrafyaya gelmesine kim izin veriyor ? Hangi kurum hangi belediye buna peşkeş çekiyor?

Doğrudan eylem, taktik çeşitliliği içeren etkili bir eylem biçimidir. Tahakkümün olduğu her yerde vardır. Hiç bir canlıya zarar vermeden hayvan sömürücülerinin mülküne zarar verir. Hayvan sömürme aletlerini saf dışı bırakır. Ancak kafes kırıp hayvanları kurtarmadığınız müddetçe, yapılan tüm eylemleri kendi sınırlarının dışına çıkarıp, daha fazla kitleye yaymak, yeryüzündeki tüm hak savunucuları ve hayvan özgürlüğü çevresiyle paylaşmak yapacağımız en önemli işlerden birisi olmalı. Mücadele ancak bu şekilde dayanışmayla yükselecektir.

Sokaklara çıkıp eylemler düzenlerken, sosyal medyayı, ana akım medyayı, alternatif medyayı kullanarak katilleri deşifre etmek, zulmü görüntülemek en birincil hedeflerimizden biri olmalı. Bitkilerin yer altında kökleriyle haberleştiği gibi bizlerde kullanabildiğimiz kadar iletişim ağı ile birbirimizden haberdar olmalıyız. Çünkü yeryüzü bizi çağırıyor!

Bir “zulmü görüntüle” kampanyası

Cehennemegiden yol kampanyası da tam da böyle bir süreç sonucunda doğdu işte. Kampanya ya da çalışma adına ne derseniz deyin, tüm dünyada uluslararası boyutta yapılıyor ve amacı deney hayvanlarının laboratuvarlarda kesilip biçilmesini engellemek.

Eylemciler yıllarca “deney yapan markaları kullanmayın” dedi durdu. Bunun yanı sıra bir yandan da deney yapan şirketleri teşhir etti. Başarılı da olundu. Kimi şirket bundan vazgeçti, hatta zamanla deney yapmayan şirketlerin pazarı bile oluştu. Kapitalizm her zaman açığı kapatır çünkü! Ancak deneyler hala devam ediyordu. Vahşi hayattan sürekli maymunlar cehenneme doğru yol alıyor ve önüne geçmek için başka bir şey gerekliydi. Eylemciler, aktivistler, hak savunucuları ya da zulme karşı gelenler… en sonunda işi kökünden çözmeye yani laboratuvarlara denek hayvanı taşınmasını engellemeye karar verdiler. Bunun içinde gatewaytohell / cehennemegidenyol (http://www.cehennemegidenyol.com/) kampanyasını başlatarak, hava yolu şirketlerini boykot etmeye başladılar. Sonucunda hedeflerine ulaştılar. Yıllar içinde hava yolu şirketleri maymunları deney merkezlerine götürmekten vazgeçmeye başladı. Bu zorlu bir süreç, hala hayvanları deneye götürmekten vazgeçmeyen şirketler var. Onlar bu işte ısrarlıysa bizler de deşifre etmeye ve zulmü görüntülemeye devam edeceğiz. Cehennemegidenyol kampanyasının bu coğrafyaya sıçraması da zaten bu sebepledir.

Organize ol, yayıl, teşhir et

Şirketlerin tek derdi paranızı almaksa, bunu yaparken “kötü ün” “kötü şöhret” en son isteyecekleri şeydir. Sürekli sosyal sorumluluk kampanyaları düzenleyip, cami, çeşme yapıp milli takıma sponsor olmalarının altında da bu yatıyor. Müşteri edinmek ve aidiyetlerini kazanmak. İşte bu aidiyeti bozduğunuz an, onları teşhir edip katliamlarını yüzlerine vurduğunuz andır. İster kurumsal şirket olsun ister belediye ister parti olsun yaptığınız eylem, anında kriz masasında onların tutuşmasına neden olacaktır. Aynı zamanda eylemin görünürlüğü halka sıçrayarak, onlarında çok geçmeden zalimleri teşhir etmeye başlamasına neden olacaktır. Ve 3-5 “marjinal”in başlattığı eylemin sınırlarının büyüklüğünü artık kimse ölçemez boyuta gelecektir.

6. deri ve kürk fuarı protestosu-1Bir deneyim aktarımı: Doğrudan eylem ne işe yarar?

Doğrudan eylemin ne kadar meşru olduğunu geçtiğimiz yıllarda düzenlediğimiz bir protestoda çok yakından deneyimlemiştik. İstanbul’da ilk kez düzenlediğimiz kürk ve deri fuarı protestosunda, o kadar haklıydık ki eylemcilerin öfkesi arbedeye neden olmuş ve polisin yüzünün boyanması ile son bulmuştu. Başlarda eylemciler yandaş medyaya laf söyleyince muhabirler bundan rahatsız olup, birlik olarak protestoyu çekmeyi reddetmişti. Ancak yakılan meşaleleri gören kameramanlar ve muhabirler birden bire koşup çekim yapmaya başlamışlardı. Akşam haberlerinde de ana akım medya haberleri verirken haklı gerekçemizden bahsetmiş, hatta ünlü bir haber spikeri de her ne olursa olsun yine de gönlünün bizim yanımızda olduğunu söylemişti.

Sirk, kürk, deney, mezbaha, eğlence parkları… Kısacası hayvan özgürlüğüyle ilgili yapılan tüm eylem biçimlerinde katilleri deşifre et. Çünkü bilinçli tüketiciler yaratmak yerine, öfkeli kalabalıklar yaratmalıyız.

Çünkü biz haklıyız ve kazanacağız!

burcuburcu@riseup.net

Not: Doğrudan eylemle ilgili 12 efsane için: http://sosyalsavas.org/2013/10/dogrudan-eyleme-dair-12-efsane/
1506567_235570749981617_149153010_n

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*

code