ODTÜ’lü anarşistlerden ODTÜ direnişine dair açıklama

Bizler ODTÜ’lü anarşistler olarak 18 Aralık 2012’de yaşam alanlarımızda bize uygulanan DEVLET terörüne karşı direnen diğer öğrencilerle birlikte barikatlardaydık. Direnişimiz salt Erdoğan’a karşı değildi; iktidar ister AKP ister başka bir parti olsun her türlü iktidarın insan öldürmekten başka bir şey yapmayacağını biliyoruz. İşte bu yüzden bizler kendimizi herhangi bir partinin karşıtlığı üzerinden konumlandırmıyoruz. DEVLET diyoruz,hangi parti adıyla o kan ve cesetler üzerine kurulu meclise girerse kendisinden önceki sayısız iktidarlar gibi öldürmeye devam edecektir.İşte bu yüzden; nerede bir tahakküm görürsek orada bir barikat kuracağımızın garantisini herkese verebiliriz.

6 saatlik yoğun bir çatışma yaşadık ve yorgun değiliz. Polise, devlete ve ODTÜ’de ya da dışarda iktidarın her türlüsüne karşı direnmeye her daim gücümüz ve heyecanımız var.Polise, TOMA’larına, gazlarına, sularına; hepsine alışığız. Polisin aciz kaldığı anlarda neler yapabildiğini biliyoruz, işte bu yüzden, dün de kampüste ormanların içinden üçer beşer çıkıp bize pusu attıklarına şaşırdığımızı söyleyemeyiz. Biz bunlara yabancı değiliz. Mücadelemizin ODTÜ adı altıyla sınırlı kalıp, salt bir geleneğin yüceltilmesine de karşı çıkıyoruz. Bu ülkede havan toplarıyla çocukların paramparça edilip kıyametin kopmadığını gördük. Dün yanımızda olmayıp da, romantik sözcükleriyle bizi yüceltmeye çalışanlara da kıyametin dün ODTÜ’de kopmadığını söyleyebiliriz.

Dün kıyamet ODTÜ’de kopmadı, sadece biz ODTÜ’lüler tüm dünya halklarıyla ve isyancılarıyla dayanıştığımızı herkese gösterdik. Dün ODTÜ’de neredeyse herkes, polise, devlete ve devletin okuldaki temsilcilerine karşı birebir inisiyatifin en kıymetli direniş olduğunu bağırdı. Bu ODTÜ ve dışarısı için bir adımdı. Polisi okuldan kovmakla işimizin bitmediğini biliyorduk, öfkemizi bu sefer devletin okuldaki sözcüsü olan Rektörlüğe yönelttik. Salt biz anarşistler değil, saatlerce direnen arkadaşlarımızın bir çoğu, inisiyatif vurgusuyla rektörü ayağımıza kadar getirdik.

Biz, herkesin kendi öfkesini kendi diliyle kurabildiğini, gösterebildiğini gördüğümüzden heyecanlıyız. Direnişimizi de, Roboski’ye gönderilen bombaları üreten, silah sanayiinin en ufak bir mermisinin üretiminde bulunan şirketlerin hepsini kampüsümüzden atıncaya kadar özellikle yükselteceğimizin altını çiziyoruz.

Bu yüzyılın bizim yüzyılımız olacağını biliyoruz, her an bizim. ODTÜ’de, Kürdistan’da, Atina’da, Şili’de, adını saymaya fırsat bulamayacağımız her yerde, her an kendi anımızı örüyoruz.

Özgürlüğümüz için, Anarşi için; hiç bir iktidarla uzlaşmayacağız.

ODTÜ’LÜ ANARŞİSTLER

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*

code