Artık ALF’i Desteklemeyin!

Anonim bir özgürlükçü

ALF’in ciddi anlamda daha az sayıda destekçiye ihtiyacı var. Çok fazla destekçisi var,  çok çok fazla, ve bu çılgınlığın artık sona ermesi gerekiyor.

Destekçiler siyah tişörtleriyle tam bir lejyon görünümündeler- kalabalıklarda  dolaşıyor, dizüstü bilgisayarlarında klavyelerini tıkırdatıyor, vegan cafelerde eğitim amaçlı masalar açıyor, online dergiler çıkarıyorlar. Binlercesi her gün Facebook ve Tumblr’da desteğini paylaşıyor. “Gönder”iyor, “yeniden gönderiyor”, “beğen”iyor ve “yorum yap”ıyorlar. Mantar gibi çoğalıyorlar.

Ancak, ne yazık ki bütün bunlar internet deliliğinde yeni bir takım zirvelere ulaşırken yeraltı, gerçek dünyada çok büyük oranda hiç kımıldamadan, olduğu yerde sayıyor. ALF desteği, güçlendirilmesine yardımcı olduğu eyleme bağlı olan mekanizmaya destek sağlamak amacı taşırken artık olayın kendisi oldu! Bu yüzden amacına hizmet etmiyor, ve bu yüzden nezaketle ama ciddi bir biçimde desteğinize son vermeniz isteniyor sizden.

Tişörtlerinizi çıkarın- işte o an geldi. Eğer engelsiz bir bedene sahipseniz ve  bütün toplumsal kimliğinizi sabotaj ve özgürleştirmeye göre yapılandırdıysanız, artık dışarı çıkıp o şeyleri yapmanız gerekiyor. Desteğinizi kimse özlemeyecek. Her şeyden önce desteğinizin fark yarattığı şeklindeki o konforlu kurguya tutunamayacaksınız. Gece vakti neler yaptığınızdan söz edemeyeceksiniz, ön plana çıkamayacaksınız.

Ancak Instagram ya da bir gösteride alabileceğinizden çok daha anlamlı başarıların keyfini sürebileceksiniz. Artık yaşlanıp dövmeleriniz solduğunda bu anılar gene de son derece berrak olacak zihninizde. Hem soğuk hem uçsuz bucaksız bir sisteme gerçek ve doğru, derin bir darbeniz olacak. Bir yaratığın gözlerine bakabilecek ve onun hayatını kurtarabileceksiniz. Gerçekten inananlar için rolleri değiştirmek ve böylesine kutsal buldukları birşeyi hayatta tutmak için riske girmek asla kendini kurban etmek olmayacaktır. Özel bir yeteneğe de gerek yok, tek gereken sağ duyu ve cesaret.

Belki de bir toplum olarak artık yeni ve kolektif bir paradigma aracılığıyla hayat tarzlarımızı değiştirmeye başlamamızın zamanı gelmiştir. Eğer bütün hayatını işe giderek, arkadaşlarıyla film izleyerek kendince “radikal” birisiyseniz sizi diğer sıradan insanlardan (yazıda “Amerikalı” kelimesi kullanılıyor) ayıran tek şey, düşüncelerdir. Artık bu kabul edilmemeli.

Bir yeraltı eylemliliğinden hem açık açık bahsedip hem de onu toplumsal olarak zorlayamayız. Ancak  muhakkak ki bir “suç kültürü” inşa edebiliriz, böyle bir kültürde sadece yasalara karşı hürmetsizliği desteklemekle kalmayız, ama yasaları umursamamayı da destekleyebiliriz. Kimseyi umursamadan yürümek, dükkân hırsızlıkları, izinsiz yerlerden geçmek, artık ne olursa, bir hayat tarzı olarak kuralları umursamamaya aşina olmaktan söz ediyorum. Kendini rahat hissettiğiniz bir yerden başlayın, arkadaşlarınızı buna alıştırın, ve ardından gecenin sessizliğinde  öğrendiklerini uygulamaya başlayın.

Bütün bunlara kurumlaşmış bir mahremiyet kültürü ile eşlik edin- mesela sıradan  konuşmaların şifrelenmesi, proksi aracılığıyla webde gezintisi, kendimiz sosyal medyada yaptığımız her bir hareketi paylaşma ihtiyacından kurtarma gibi şeyler. İnsanların tek tek eyleme geçmesi çok önemli olsa da bu kolektif adımlar da faydalı olabilir.

Değişmeyenlere, bloglarını ve şarkılarını yazmaya devam edenlere gelince… aradıkları tanınma  ihtiyacı onlara verilmemeli, talep ettikleri saygıyı görmemeliler. Tamamen eyleme dayalı bir olguya kendini kelimelerle iliştirmekte saygı duyulacak hiçbir şey yok. Ve bir insan böyle yaptığı için bir de sosyal cila elde ediyorsa,  işte o zaman bu parazitliktir, ya da en azından korkaklıktır. Çünkü böyle yapmak, aktivist kültürüne eylemsizliğin mantıklı, hatta onurlu bir davranış biçimi olduğunu söylemektir. Başkaları özgürlük önerir ve bunun karşılığında hapse girme riskiyle yaşarken, bu insanlar “destek” vermeyi öneriyor ve hiçbir şeylerini riske atmıyorlar. Destek verenler ancak kendi konforlarının keyfini sürdükçe destek veriyorlar.

Basın sözcüleri, mahkûm olmuş aktivistler, engelliler ALF adına konuşmaya devam edebilirler. Eğer eylemler rekor düzeye ulaşsa ama kimse bu haberi Facebook’ta paylaşmasa bile, hayvanların umrunda olmayacak. Onlar bizim teorilerimizi, düşüncelerimizi, inançlarımızı veya dramamızı umursamıyorlar. Onların  çok daha az sayıda destekçiye ve daha fazla eylemciye ihtiyacı var.

Eğer ALF’e olan desteğiniz samimiyse, desteğiniz bu gece sona erecektir.

Çeviri: Cem

http://hayvanozgurluguhareketi.com/2012/11/08/artik-alfi-desteklemeyin/

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*

code