30 Ekim’de heryerde isyan-serhildan vardı

Cezaevindeki açlık grevlerinin 49. gününde Kürdistan ve Türkiye’nin bir çok ilinde ayaklanmalar vardı. Kürdistan’ın bir çok şehrinde okullara ve işe gidilmedi, kepenkler açılmadı ve herkes sokaklara çıktı. Hayat durduruldu, sokaklarda serhildanlar vardı. Diyarbakır, Van, Cizre, Yüsekova, Mardin, Siirt, Erzurum, İstanbul, Şırnak, Çukurca, Mersin, Adana ve bir çok ilde eylemler ve çatışmalar vardı. Kürt halkı topyekün direnişe geçti, bir çok şehirde polis çok sert önlemler alarak göstericilere gaz bombaları ve tazikli suyla saldırdı. Eylemcilerin cevabı ise aynı oradan sertti.Diyarbakır’da gün boyu çatışmalar yaşandı

Diyarbakır’da cezaevlerinde 49. gününde devam eden açlık grevine dikkat çekmek ve destek vermek amacıyla kepenkler açılmadı, minibüs ve otobüsler kontak kapattı. Öğlen saatlerinden itibaren 10 binlerce Diyarbakırlı E Tipi Cezaevi çevresi başta olmak üzere, Bağlar ilçesinde polisin tüm müdahalelerine rağmen akşam saatlerine kadar geri çekilmeyip, direndi. Gün boyunca yaşanan çatışmalarda çok sayıda kişi gözaltına alınırken, atılan gaz bombalarından dolayı da yaralananlar oldu.

BDP’nin “30 Temmuz’da yaşamı durduralım” çağrısının ardından Diyarbakır bugün olağanüstü bir gün geçirdi. Gün başladığında önceki yıllardaki benzer eylemlere göre kepenklerin tamamına yakının kapalı olduğu görüldü. Otobüsler, şehir içi ve ilçe minibüsleri ile birlikte özel araçlar büyük oranda trafiğe çıkmadı, kontak kapattı. Diyarbakır’da kent güne gergin başlarken, Diyarbakır’a, Malatya, Antep, Bingöl, Osmaniye ve Batman başta olmak üzere çevre kentlerden gelen çok sayıda polis, zırhlı araçla başta Bağlar ilçesi ve E Tipi Kapalı Cezaevi çevresini ablukaya aldı. Cezaevine çıkan her cadde ve sokağa zırhlı araç ve polis yerleştirildi. Öğlen saatlerine doğru ise BDP’nin cezaevi önünde yapmak istediği açıklamaya katılmak isteyen binlerce kişi sokaklara çıktı. Polis toplanan her gruba müdahale etmeye başlaması ile başta Barış Caddesi’ne çıkan her sokakta çatışmalar başladı. Cezaevi önüne girişlere izin verilmezken, gruplar halinde cezaevine doğru yürüyüşe geçti. Emek Caddesi’ne doğru yürüyen gruplara polisler sert şekilde müdahale ederken, kitle polise taş, molotof ve ses bombaları ile karşılık verdi. Sık sık polisin “Cezaevi önünde yapılacak herhangi bir açıklama Diyarbakır Valiliği’nce yasaklanmıştır” anonsu yapıldı. Polisin dağılmamakta ısrar eden yurttaşlara zırhlı araçlardan hakaret ettiği görüldü.

ONLARCA GÖZALTI YAŞANDI

Müdahale sırasında onlarca kişinin gözaltına alındığı görülürken, gazetecilerin mensuplarının gözaltına alınanlarının çekilmesini engelledi. Emek Caddesi üzerinde kitleye müdahale eden akrep tipi zırhlı araca atılan ses bombası sonucu maddi hasar oluştu. Gün boyu çatışmaların yoğunlaştığı Emek Caddesi savaş alanına dönerken, cadde üzerinde bulunan bir ev polisin attığı gaz bombası sonucu yandı. Evde büyük maddi hasar oluştu. Ev sahibinin de balkonda olduğu sırada isabet eden gaz bombasının yangına sebep olduğunu belirtmesine rağmen polislerin, “gaz bombasından yangın çıkmaz” diye cevap verdiği öğrenildi.

Diyarbakır’da çatışmaların yoğun olarak yaşandığı Emek Caddesi üzerinde yer alan cezaevinden de gün içerisinde PKK Lideri Abdullah Öcalan lehine sloganlar yükselirken, “Çerxa şoreşe” marşı hep bir ağızdan söylendi. BDP’nin Dicle Yas Evi önündeki açıklamasının ardından da dağılmayan kitle “Bijî berxwedana zindana”, “Biji Serok Apo”, “Baskılar bizi yıldıramaz”, “PKK halktır halk burada”, “Öcalan’a yaklaşım savaş barış gerekçemizdir” sloganları eşliğinde BDP Diyarbakır İl binasına doğru yürüyüşe geçti. İl binası önüne gelen kitle buradan sloganlarla yeniden yürüyüşe geçti. Turgut Özal Bulvarı üzerinden “Çerxa Şoreşê” marşı ile yürüyen kitle cadde üzerinde bulunan Ziraat Bankası ve Nity Alışveriş Merkezi’nin camları atılan taşlar sonucu kırıldı. Yürüyüş boyunca kitleye çevre binalardan da alkış ve zılgıtlarla destek verildi. Batıkent Meydanı’na ulaşan kitleye AKP Bağlar İlçe binası önünde sert müdahalede bulunulurken, eylemciler ise yakılan lastiklerle barikat kurup, taşlarlar polise karşılık verdi. Sık sık helikopterlerin de alçak uçuş yaptığı alanda TOMA’lardan kitleye yönelik ağır hakaretler içeren anonslar yapıldı. Helikopterden gaz bombalarının da atıldığı alanda TOMA’lar da kitleye tazyikli suyla müdahale ederken, kitlenin taşlarla uzun süre direnişi sürdü.

ÇATI, BALKON VE EVLERDEN POLİSE TEPKİ!

Hat Boyu Caddesi’nde çıkan olaylarda bir gazeteci kolundan yararlandı. Cadde boyunca gençler yaktıkları lastiklerle yolu trafiğe kapatırken, uzun süre polis alana yaklaşamadı. Onlarca zırhlı araç ve gaz bombalarıyla kitleyi dağıtmaya çalışan polislere çevredeki binaların balkon ve çatılarından çeşitli cisimlerin atılması gözlerden kaçmadı. Bunun yanı sıra polisle çatışan eylemcilere özellikle kadınların balkonlardan su, limon ve puşi atması dikkat çekti. Bölge üzerinde gaz bulutu oluşurken, polisin kullandığı gaz bombası bir evin doğalgaz hattının yer aldığı dolaba isabet etti. Dolabı delerek içeriye giren gaz bombasına büyük bir facia yaşanmadan yurttaşlar tarafından müdahale edildi. Bu sırada polislerin, gözaltına aldığı bir yurttaşın etrafını kalkanları ile kapatarak, darp ettiği görüldü.

Bağlar’ın birçok cadde ve sokağında gün boyu polisle süren çatışmalar sonrası kent savaş alanına döndü. Akşam saatlerinde eylemciler BİM marketin kepenklerini kırarak, marketi ateşe verdi. Markette büyük çapta maddi hasar oluştu. Sabah saatlerinden itibaren başlayan çatışmalar, Bağlar başta olmak üzere Diyarbakır’ın bazı mahallelerinde yer yer devam ediyor.

Diyarbakır’daki gösterilerde 56 kişi gözaltına alındı

Cezaevlerinde açlık grevindeki tutsaklara destek amacıyla bugün Diyarbakır’da yapılan gösterilerde çıkan çatışmalarda 56 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi.

Gün boyu kepenklerin kapalı olduğu ve okulların boykot edildiği kentte Sur ve Bağlar ilçelerinde eylemler devam etti. Sur ilçesi Melik Ahmet semti ile Bağlar Kuruçeşme, Sento Caddesi, Nüket Coşkun ve Akyol Caddesi, Emek Caddesi, Barış Caddesi, Medine Bulvarı gibi bölgelerde polisin kitleye gaz bombası ve tazyikli suyla saldırısına halk taşlarla ve molotofkokteylelleri ile karşılık verdi. Yaşanan olaylarda en az 3 kişinin yaralandığı öğrenilirken 56 kişi de gözaltına alındı.

Van’da 20 bin kişi ‘direniş’ dedi

‘Topyekün direniş günü’nde en kitlesel eylemlerden biri siyasi temsilcileri açlık grevinde olan Van’da gerçekleşti. 20 bin kişi süresiz dönüşümsüz açlık grevindeki tutsakların direnişini sahiplendi.

BDP’nin 30 Ekim çağrısına uyan Van tarihinin en büyük kepenk kapatma eylemine tanıklık etti. İlk kez Cumhuriyet Caddesi başta olmak üzere esnafların tamamı kepenk açmadı. Kentte araçlar kontak kapattı. Öğrenciler okula gitmedi.

Sabahın erken saatlerinden itibaren binlerce kişi BDP’nin tutsaklara destek amacıyla açtığı nöbet çadırının yolunu tuttu.

Polisin çadıra giden yollarda kurduğu barikat da engel olamadı. Çadır önünde bir araya gelen ve aralarında BDP Van İl Başkanı Yakup Ataş, Van Belediye Başkanı Sabri Abi, BDP Van Milletvekili Özdal Üçer, kentte bulunan STK’lar, Van Barış Anneleri İnisiyatifi üyelerinin de olduğu yaklaşık 20 bin yurttaş, Cumhuriyet Caddesi’nde yürümek istedi. Kitlenin polislerce engellenmesi üzerine kısa süreli bir gerginlik yaşandı. Yaşanan gerginliğin ardından çadır önünde toplanan 20 bin yurttaş, “Biji Serok Apo” sloganlar attı.

AÇLIK GREVİNDEKİ TUTSAKLARIN İSİMLERİ OKUNDU

Eylemde Van F Tipi Cezaevi’nde açlık grevine giren tutsakların isimleri okunurken, kitle “Burada” diye karşılık verdi. Kitle daha sonra “Çerxa şoresê” marşını okuyarak Askerlik Şubesi önüne kadar yürüyüş düzenlendi. 5 ayrı noktada çevik kuvvet zırhlı araçlarla konumlanırken, yurttaşlar kendileri için bekletilen araçlara binerek Van F Tipi Cezaevi’ne doğru gitti.

Binlerce araçlık konvoyla yapılan yürüyüşten sonra kitle cezaevi önünde araçlardan inerek, cezaevine doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüş sırasında araçlar anayolda bırakıldığı için İpekyolu trafiğe kapalı kaldı. Yürüyüş sonrası yoğun önlem altında açıklamalar yapıldı. Burada açıklama yapan BDP Van millettekilleri Özdal Üçer, Nazmi Gür, BDP Van İl Başkanı Yakup Ataş, Van Belediye Başkanvekili Sabri Abi, Van TUYAD-DER Başkanı Ahmet Aygül, Bostaniçi Belediye Başkanı Nezahat Ergüneş, Van halkına katılımdan dolayı teşekkür ederek, halkın tutsakların başlattığı açlık grevine sahiplenmesini istedi.

Nusaybin’de çatışmalar gün boyu devam etti

Nusaybin’de binlerce kişinin direnişiyle karşılaşan polisler mahallere giremezken, polisin kullandığı gaz bombası nedeniyle etkilenen hamile bir kadın hastaneye kaldırıldı.

Mardin’in Nusaybin İlçesi’nde başlayan olaylar yayılarak devam ediyor. Nusaybin bütün mahallerinde başlayan çatışmalar sürüyor. İlçe genelinde yaşanan olaylar sırasında sokaklar savaş alanına döndü. Polisin gaz bombası ve tazyikli su ile saldırısına kitle taş ve molotofkokteyli ile karşılık verdi. Saatlerce süren saldırıya rağmen dağılmayan binlerce kişi, polisle çatıştı. Konfederalizm bayrakları taşıyan kitle, sık sık “Biji serok Apo”,”Biji berxwedana zindana”, “Öcalan” sloganları attı. Çatışma esnasında birçok kişi gaz bombasının isabet etmesiyle yaralandı.

Şirin Bulvarı, Kanarya Sokak, Önder ve Sakarya caddelerinde polis ile kitle arasında sabah saatlerinde başlayan çatışmalar devam ederken, polislerin sokaklara ve mahallelere girmesine izin vermeyen binlerce genç, barikatlar kurarak polisleri engelledi. Uzaktan zırhlı araçlarla gaz bombası kullanan polislere, havai fişek ve molotofkokteyli atıldı. Bütün sokaklara dev konfederalizm bayraklarının asıldığı ilçede, çatışmada yaralanan kimi kişiler hastaneye kaldırıldı. Gazdan etkilenen hamile bir kadın kaldırıldığı Nusaybin Devlet Hastanesi Acil servisinden sonra doğumhane servisine sevk edildi.

İlçede yer yer olaylar devam ederken, Şirin Sokak’a giremeyen polisler, sokağın giriş-çıkışlarını ablukaya aldı.

İstiklal Caddesi’nde molotoflu eylem

SDP üyeleri, açlık grevindeki Kürt siyasi tutsaklarla dayanışma amacıyla Taksim’de eylem yaptı. Sosyalist Demokrasi Partisi üyeleri, açlık grevlerinin 49. gününde olan Kürt siyasi tutsaklarla dayanışma amacıyla Taksim’de eylem yaptı.

SDP üyeleri önce Tarlabaşı Bulvarı’nda barikat kurdu. Bir süre burada slogan atıp çevredekilere yönelik konuşmalar yapan SDP’liler, daha sonra eylemi İstiklal Caddesi’ne taşıdı.

Caddede barikat kurup, barikatları molotoflayan SDP’lilere polis biber gazı ile müdahale etti. Polis ile SDP üyeleri arasında bir süre çatışmalar devam ederken, SDP’liler ara sokaklara dağıldı. Gözaltına alınanlar olduğu bildirildi.

Okmeydanı’nda gaz bombası tükendi!

İstanbul Ok Meydanı’nda tutsaklara destek amacıyla düzenlenmek istenen eyleme polis saldırısı sonucu çok sayıda kişi yaralandı. Polis telsizlerinden gaz bombasının tükendiği anonsları yapılıyor.

Okmeydanı’nda sabah saatlerinden bu yana polisler ile AKP İstanbul İl Başkanlığı’na yürümek isteyen kitle arasında çıkan çatışmalar devam ediyor. Çatışmalarda çok sayıda kişi yaralanırken, gaz bombalarının tükendiği yönünde polis telsizlerinden anonslar geçiliyor. Anonslar geçildiği sırada BDP’li grupta yer alan gençlerin megafonla polislere, “TC polisleri teslim olun” diye seslenmeleri görüntülere yansıdı. Polisin hedef göstererek attığı gaz bombaları sonucu çok sayıda kişi yaralandı. Şu ana kadar onlarca kişi çeşitli yerlerinden yaralanarak hastanelere kaldırıldı. Erhan Baz isimli kişi başından ağır yaralanarak yoğun bakıma alındı. İbrahim Uçar ayağından, Emrah Kutum ise başından aldığı gaz bombaları ile yaralandı. Berivan Kibar ve Çiğdem Baran isimli kadınlar ise başlarına aldıkları cisimlerle yaralandı. Yaralıların tomografileri çekildi. Eline gaz bombası isabet eden Mustafa Şeker isimli yurttaşın eli parçalanırken, astım hastası olan HDK İl Meclis Üyesi Leyla Yavuz atılan yoğun gazdan dolayı boğulma tehlikesi atlattı. F.T. isimli çocuk ise şakağına isabet eden gaz bombası ile yaralanarak hastaneye kaldırıldı. Piyalepaşa’da Kürtlere ait bir kahvehaneye saldıran ırkçı bir grubun ise burada bulunan 2 yurttaşı yaraladığı öğrenildi. Leyla isimli bir yurttaşın da Fuat Soylu İlköğretim Okulu yanında polisler tarafından dövülerek gözaltına alındığı öğrenildi. Yaralı olarak Haseki Hastanesi’ne getirilen 10 kişi, daha sonra Çağlayan Adliyesi’ne götürüldü.

Cezaevlerinde devam eden süresiz-açlık grevlerine dikkat çekmek amacıyla Maltepe’de meşaleli yürüyüş yapıldı. BDP ve Partizan üyesi yurttaşlar, Maltepe’ye bağlı Gülsuyu Mahallesi’nde “Açlık grevlerindeki tutsakların talepleri taleplerimizdir” pankartı açarak sloganlar eşliğinde Fatma Hanım Meydanı’na kadar meşaleli bir yürüyüş gerçekleştirdi. “İçerde dışarda hücreleri parçala”, “Bijî biratiya gelan”, “Katil devlet hesap verecek”, “Kahrolsun faşist diktatörlük” sloganlarının sık sık atıldığı eyleme yaklaşık 200 yurttaş katıldı. Yol boyunca yapılan konuşmalarda anadilde eğitimin ve anadilde savunmanın Kürt ulusunun hakkı olduğu dile getirildi. Hazırlanan ortak açıklama BDP Maltepe İlçe Başkanı Öztürk Bozyel tarafından okunurken eylem sloganlarla sonlandırıldı.

Birçok kentte çatışmalar devam etti

Sabah saatlerinden itibaren başta Diyarbakır, Şırnak, Mardin, Batman ve ilçeleri olmak üzere birçok kentte başlayan çatışmalar, karanlığın çökmesine rağmen devam ediyor sürüyor. Birçok bölgede polislerin geri çekildiği çatışmalarda, çok sayıda kişi gözaltına alındı.

Mardin’in Kızıltepe İlçesi Atatürk Mahallesi’nde kurulan çadıra polislerin saldırısı sonucu çıkan olaylar devam ederken, BDP Mardin Milletvekili Erol Dora çadırı ziyaret etti. Dora kitle ile beraber buradan BDP Kızıltepe İlçe binası yürümek isteyince polis uyarmadan gaz bombalarıyla ve tazyikli suyla saldırdı. Polisin sıktığı gaz bombalarına halk, taş ve havai fişeklerle karşılık verdi. Daha sonra çadırda yeniden toplanan kitleye bir konuşma yapan Dora, AKP polisinin gazla, kurşunla ve tazyikli suyla bu halkı sindiremeyeceğini belirterek, barış ve insani talepler için yüzlerce kişinin başlatmış olduğu açlık grevlerinin artık ölüm oruçlarına dönüştüğünü ve hayati tehlikelerin yaşanabileceğine ifade etti. Öte yandan zırhlı araçlarla Turgut Özal Mahallesi’ne giren polisler, çok sayıda kişiyi gözaltına aldı. İpek Mahallesi’nde polislerin kitleye karşı silah kullandığı öne sürülürken, çatışmaların tüm mahallelerde sürdüğü kaydedildi.

Şırnak’ta ise, yolları tamamını taş, çöp konteynırları ve tahta kalaslarla kapatan gençler, polislerin geçişlerini engelledi. Kent geneline yayılan olaylarda polis, gaz bombası atarak geri çekilmek zorunda kaldı. Gaz nedeniyle çok sayıda kişi olumsuz etkilenirken, polisin attığı gaz bombası mermileriyle caddeye “APO, PKK, HPG, KCK” yazıları yazan gençler, “Çerxa şoreşê” marşı okudu. Mobese kameralarını kıran gençler, eylemlerini sürdürüyor.

Cizre’de, BDP Cizre İlçe binası önünde toplanan binlerce kişi alkış, zılgıt ve sloganlarla “Özgürlüğünüz özgürlüğümüzdür talepleriniz Kürt halkının talepleridir” pankartı açarak, Nur Mahallesi’ne doğru yürüyüşe geçti. Botaş Caddesi’ne gelen kitleye polis gaz bombalarıyla saldırdı. Kitlenin taş ve havai fişeklerle karşılık vermesi üzerine geri çekilmek zorunda kalan polis, gaz bombaları ile uzaktan saldırılarını sürdürdü. Polis barikatını aşan yaklaşık 10 bin kişi, Cudi Mahallesi’nde kurulan “Direniş Çadırı” kurulan alana doğru yürüyüşüne devam etti. PKK Lideri Abdullah Öcalan posterleri, sarı-kırmızı-yeşil büyük boy flama açan kitle, inşaat halindeki binalara “Çözüm için önderliğimize özgürlük”, “Yaşasın zindan direnişi” pankartları astı. Yapılan bir dakikalık saygı duruşundan sonra BDP Cizre İlçe Başkanı M. Nezir Akengin, kısa bir konuşma yaptı. Konuşmandan sonra kitle tekrar Nusaybin Caddesi’nde bulunan Kaymakamlık binasına yürüyüşe geçmek istedi. Burada polis gaz ve tazyikli su ile saldırırken, kitle taş ve ses bombalarıyla karşılık verdi. Tüm mahallelerde sokaklarda barikat kuran gençler ile polis arasındaki çatışma devam ediyor.

İdil’de Turgut Özal Mahallesi’nde bulunan Aşiti Parkı bahçesinde kurulan “Demokratik direniş çadırı” önünde bir araya gelen binlerce kişi, AKP İlçe binasına doğru yürüyüşe geçti. Adile Naşit Caddesi’nden çarşı merkezine doğru yürüyen kitle “Öcalan”, “Biji serok Apo”, “Biji berxwedana zindana” ve “Azadi” sloganları atarak, İdil Belediyesi önüne kadar geldi. Burada polisin onlarca zırhlı araç ve çok sayıda çevik kuvvet polisiyle oluşturduğu barikatla karşılaşan kitleye polis hiçbir uyarı yapmadan gaz bombaları ve tazyikli suyla saldırdı. Polisin saldırısına binlerce kişiden oluşan kitle taş ve ses bombalarıyla karşılık verince ilçe savaş alanına döndü. Tüm cadde ve sokakları barikatlarla kapatan eylemciler, sokak sokak çatışarak polisin saldırısını geri püskürttü. İlk saldırının ardından tekrar bir araya gelen kitle, Adile Naşit Caddesi’nde toplandı. Kitleye müdahale eden polislerin gaz bombaları bitince kovalarla gaz bombası takviyesi yapılması dikkat çekti. Polisin defalarca barikatları aşma girişimi sonuçsuz kaldı. İlçede başlayan çatışmalar halen birçok mahallede devam ediyor.

Hakkari ve Yüksekova’da çatışmalar

Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde başlayan olaylar yayılarak devam ediyor. Hakkari merkezde de, mahallerde gençler polisle çatışıyor.

Yaşamın durduğu Yüksekova’da BDP İlçe binası ile Oslo Oteli önünde bir araya gelen on binlerce kişi Eski Cezaevi Kavşağına doğru yürüyüşe geçti. PKK ve konfedaralizim bayraklarının açıldığı yürüyüşte kitle sık sık, “Biji Serok Apo”, “İntikam” sloganları attı. Kepenklerin kapalı olduğu kentte esnaf dükkanlara siyah bez astı. Yürüyüşe katılan halkın çoğunluğunun siyah elbiseler giymesi dikkat çekerken, bina ve çatıların üzerlerine bayraklar, Mazlum Doğan ve PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın posterleri asıldı. Yürüyüş sırasında kendilerine ‘Öz savunma’ adı veren yüzlerce genç, çevre güvenliğini sağladı. İl ve ilçelerden getirilen yüzlerce özel hareket timleri ve zırhlı araçlar ilçenin belirli noktalarında konumlandı. “Kemal Pir ruhu ile açlık grevlerini selamlıyoruz” pankartının taşındığı yürüyüşte konuşan BDP Yüksekova İlçe Başkanı Rustem Demir, “1980’li yıllarda girilen açlık grevi savunma içindi. Şimdi girilen açlık grevi ise özgürlük içindir. 30 yıllık savaşta Türk ve Kürt gençleri yaşamlarını yitirmiştir. Bundan sonra yaşamların yitirilmemesi için açlık var” dedi. Demir, “Burası Tahrir Meydanı olmuştur. Başbakan Erdoğan burayı iyi okusun. Erdoğan’ın açlık grevlerine yönelik yaptığı açıklamalar bu savaşın sürmesi ve gençlerin ölmesine neden olacak bir açıklamadır” dedi. Ardından konuşan BDP Hakkari Milletvekili Esat Canan, cezaevlerinde başlatılan açlık grevlerine dikkat çekerek, “Bu direnişi sağlayan gençler kendileri için daha iyi bir yaşam değil, halklarının talepleri içindir. Asker ve gerillaların ölmemesi ve kanın durması içindir” dedi. Cezaevlerinde başlatılan açlık grevlerinde bulunan tutsakların sağlık sorunlarının başladığını belirten Esat, “Diyanet çalışanları, imamlar ve camide namaz kılanlar bu direnişimizi desteklemeniz namaz kılmak kadar sevaptır” diye konuştu.

Yapılan konuşmaların ardından yürüyüşe geçen onbinlere polis gaz bombalarıyla saldırdı. Gençlerin karşılık vermesi üzerine ilçe sokakları savaş alanına döndü. Uzun süre polisin gaz bombası ve tazyikli su ile saldırısına gençler taş ve molotoflarla karşılık verdi. Polisin saldırıda silah kullanması ile birlikte kimi sokaklarda da gençlerin de polise silahla karşılık verdiği iddia ediliyor. Yaklaşık 15 zırhlı araçla saldırısına rağmen dağılmayan gençler, cadde üzerinde bulunan mobese kameralarının takılı olduğu direği oksijen tüpü ile keserek devirdi. Mobese kameralarını kullanılamaz hale getirdi.

Hakkari’de ise BDP İl binası önünde bir araya gelen ve aralarında BDP Hakkari Milletvekili Adil Kurt, BDP PM Üyesi M.Sıddık Akış ile Hasan Güzel, BDP Hakkari İl Başkanı Rahmi Kurt, Hakkari Barosu, İHD, KESK, MAZUMDER, KURDİ-DER üyeleri olduğu binlerce yurttaş, belediye önüne kadar yürüyüş düzenlendi. “Em berwedana we silav dikin”, “Zindan direnişini selamlıyoruz”, “Açlık grevinde olan tüm arkadaşlarımızı saygı ile selamlıyor kutsal eylemlerini sahipleniyoruz” pankartları taşındı. “Özgür önderlik, özgür Kürdistan”, “Yaşasın Zindan Direnişi”, “Bê Serok Jiyan Nabe”, “ Girtiyên Siyasi rumeta mene” dövizlerinin taşındığı yürüyüşte, “Baskılar bizi yıldıramaz”, “Yaşasın zindan direnişleri”, “Bijî Serok Apo” sloganları atıldı. Kitle belediye önünde “Çerxa Şoreşê” marşını okunurken, kitle, açlık grevinde olan tutsakların resimlerini taşıdı. BDP Hakkari İl Başkanı Rahmi Kurt ve Hakkari Belediye Başkanı Fadıl Bedirhanoğlu’ndan sonrra konuşan BDP PM Üyesi M.Sıddık Akış “Kürtlere terör diyenlerin kendi pratiklerine bakmaları gerekiyor. Kürtlere terörist deniliyor. Dünya tarihinden beri savaşın ve çatışmanın bir adabı bir hukuku vardır. Ölüye bile saygısı olmayan bir zihniyet bizlere terörist diyor. Kürtlere yürümek suç, oturmak suç, konuşmak suç. Peki, Kürtler nasıl yaşayacak. Bu halk kendi haklarını istediği zaman terörist olacaksa bizler terörist olmakla gurur duyuyoruz. Ama bu halk Kazan’da, Zap’ta ve Roboski’de teröristleri gördü” diyerek, alanlarda mücadelelerine devam edeceklerini belirtti.

BDP Hakkari Milletvekili Adil Kurt ise AKP’ye seslenerek, “Her söyleminde Hakkari’ye hakaret eden Erdoğan, bir taraftan da Hakkari’de siyasi olarak kazanmanın planlarını yapıyor. Erdoğan şunu bilmeli ki Hakkari demek BDP demektir, Hakkari demek direniş demektir. 14 Temmuz Mazlum ve Hayrilerin eylemi Kürt halkının dirilişi oldu. 12 Eylül bu halkın evlatlarının yeni zaferi olacaktır. Bu talepler için ölümse ölüm, grevse grev direnerek kazanacağız” dedi. Kurt, Başbakan Erdoğan’ın cezaevlerinde başlatılan açlık grevlerine yönelik açıklamasına tepki göstererek, “Hükümet cezaevlerinde müdahale etmeyi aklından bile geçirmesin. Sokaklar hükümete dar gelecektir. Erdoğan bugün Muş’a giderse binecek eşek bulamaz. Bütün Serhat’ta kepenkler, kontaklar kapalı, hayat durmuş durumdadır” şeklinde konuştu.

Tutsaklar: Her yeri eylem ve serhildan alanına çevirelim

Cezaevlerindeki PKK’li ve PAJK’lı tutsaklar adına açıklama yapan Deniz Kaya, süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eyleminin 49’uncu gününde büyük bir kararlılık ve moralle devam ettiğini belirterek, “Halkımız açıkça bilmelidir ki, iktidarın yalaka basını ve özel savaşın hizmetinde olan kalemşörlerin eylemimize ilişkin söylemleri hem gerçek dışı hem de ahlak dışıdır. Önderliğimize dil uzatan Başbakanın danışmanı Yalçın Akdoğan gibi soytarılar bilmelidir ki, güneş balçıkla sıvanmaz. Halkımıza çağrımızdır; bu saldırılar iktidarın sıkışmışlığı ve korkusunu yansıtmaktadır. Safları sıklaştıralım. Her yeri eylem ve serhildan alanına çevirelim. Birbirimize sonuna kadar sahiplenelim. Zafer direnen halkımızın olacaktır” çağrısında bulundu.

PKK’li ve PAJK’lı tutsakların PKK Lideri Abdullah Öcalan sağlık, güvenlik ve özgürlük koşullarının sağlanması ile Kürtlerin demokratik taleplerinin kabul edilmesi amacıyla başlattığı ve 49’uncu gününe giren süresiz-dönüşümsüz açlık grevlerine ilişkin cezaevlerindeki tüm PKK’li ve PAJK’lı tutsaklar adına Deniz Kaya tarafından kamuoyuna açıklama yapıldı. Açıklamada, “Süresiz dönüşümsüz açlık grevimiz 49. gününde büyük bir kararlılık ve moralle devam etmektedir” denilerek, şunlar kaydedildi: “Eylemimizin kutsallığı ve arkadaşlarımızın fedaice tutumunu hazmedemeyen iktidarın ve özel savaşın her türlü piyonu, yardakçıları ve hempası, yoğun bir psikolojik savaşla gerçekleri muğlaklaştırmak, çarpıtmak ve kutsal davamıza leke sürmek için harekete geçmiştir. Halkımız açıkça bilmelidir ki, iktidarın yalaka basını ve özel savaşın hizmetinde olan kalemşörlerin eylemimize ilişkin söylemleri hem gerçek dışı hem de ahlak dışıdır. Kürt sorununun barış içinde ve demokratik yöntemlerle, diyalog ve müzakere yoluyla çözümünü istemeyen güç odaklarınca yönlendirilen, harekete geçirilen bu kesimlerin kafa karıştırmak ve haklı eylemimizin etkisini kırmak için her yol ve yönteme başvurmaktan çekinmeyeceklerdir. Ancak biliyoruz ki, halkımız bunları iyi tanımakta ve hiçbir şekilde itibar etmemektedir.”

‘SOYTARILAR BİLMELİDİR Kİ..’

“Önderliğimize dil uzatan Başbakanın danışmanı Yalçın Akdoğan gibi soytarılar bilmelidir ki, güneş balçıkla sıvanmaz. Padişaha yaranmak için soytarılık yapanlar bugün, yarın ikbal edinebilirler, ama halkımızın ve tarihin nezdinde hep ahlaksız ve lanetli olarak yad edileceklerdir. Eylemimize yönelik yapılan alçakça karalama ve dezanformasyonlardan biri de kendine ‘Kürdüm’ diyen İbrahim Güçlü gibilerin mide bulandıran ve ahlaksızlıkta sınır tanımayan tutumlarıdır” diye belirtilen açıklamada, şu değerlendirmede bulunuldu: “Bu kadar çirkince ve sisteme yaranmak adına bu kadar pervasızca PKK ve Önderliğimize saldırmak, ancak hastalıklı bir kafanın ürünü olabilir. ‘Sinek küçüktür, ama mide bulandırır’ derler. Bu gibi unsurların yaptığı da bundan farksızdır. Halkımız bunlara hiçbir şekilde itibar etmediği gibi her zaman ve her mekanda lanetleyecek, tükürüğünde boğacaktır.”

‘SIRA BEKLEYEN BİNLERCE YOLDAŞIMIZ VAR’

Deniz Kaya, açıklamasında kamuoyuna şu çağrıda bulundu: “Tüm kamuoyu ve halkımız bilmelidir, açlık grevine dahil olmak için kendini dayatan, sıra bekleyen binlerce yoldaşımız vardır. Zindan yapımız fedai bir ruhla ve coşkuyla 4. stratejik aşamayı karşılama ve buna denk bir katılım çabası içindedir. Mücadelemizin her alanda gelişen direnişi ve eylemimiz karşısında zorlanan AKP iktidarı sadece yalan ve dezanformasyonla yetinmemekte sokağa taşan ve serhildana kalkan halkımıza karşı her türlü baskı, yöntemi devreye sokmakta faşist polislerini halkımızın üzerine salmaktadır. Kurşun ve gaz bombalarıyla insanlarımız yaralanmakta, katledilmektedir. En son olarak Mardin-Mazıdağı’nda yapılan gösteriye yine polis saldırmış ve bu saldırıda Mardin il genel meclis üyesi başından aldığı kurşunla ağır yaralanmıştır. Unutulmamalıdır ki, halkımız 30 yıldır asker, polis, kontra, tank, top ve her türlü faşist baskıya rağmen geri adım atmadı, direnişten taviz vermedi. Kendi evlatlarına ölümüne sahip çıktı. Bundan sonrada bunu yapacağına inancımız sonsuzdur. AKP’nin faşist polis baskısı halkımızı yıldırmayacaktır. Özgür Kürdün iradesi kırılamayacaktır. Halkımıza çağrımızdır; bu saldırılar iktidarın sıkışmışlığı ve korkusunu yansıtmaktadır. Safları sıklaştıralım. Her yeri eylem ve serhildan alanına çevirelim. Birbirimize sonuna kadar sahiplenelim. Zafer direnen halkımızın olacaktır.”

Polisin attığı gaz bombası evde yangın çıkardı

Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi önüne yürümek isteyen kitleye saldıran polisin attığı gaz bombasının bir eve isabet etmesi sonucu evde yangın çıktı.

Alınan bilgilere göre, Emek Caddesi üzerinde toplanan kitlenin E Tipi Kapalı Cezaevi’ne yürümek istemesi üzerine polis TOMA araçları ile kitle üzerine tazyikli su sıkarken, polis araçları ve helikopterden de gaz bombası kitlenin üzerine atıldı.

Atılan gaz bombalarından birinin bir eve isabet etmesi sonucu yangın çıktı. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangını söndürürken, halen Nükhet Coşkun Akyol Caddesi üzerinde ve Emek Caddesi’nde polisle kitle arasında yer yer çatışmalarının sürdüğü öğrenildi.

Kitlelerin ana caddelerde toplanması üzerine özellikle Kayapınar ve Yenişehir ilçelerinde bulunan zırhlı polis araçları da bölgeye gönderildi.

Parlamento binaları önünde de eylemler vardı

Avrupa’da yaşayan Kürtler, 49.gününde olan açlık grevlerine destek ve tutsakların taleplerine sahip çıkmak amacıyla alanlara çıktı. Birçok ülkede Parlamento binaları önünde oturma eylemleri düzenleniyor.

‘Topyekün direniş günü’ ilan edilen 30 Ekim’de Avrupa’da yaşayan Kürdistanlılar da alanlara çıktı.

İsviçre, İsveç, Avustralya, İngiltere’de Parlamento binaları önünde oturma eylemleri düzenlendi.

BASEL’DE 2 GÜNLÜK OTURMA EYLEMİ

İsviçre’deki Kürt kurumlarının çağrısı üzerine Kürdistanlılar 30-31 Ekim tarihinde Basel Parlamentosu önünde oturma eylemi düzenliyor.

İsviçre Kürt Dernekleri Federasyonu-Fekar, Demokratik Aleviler Birliği, Beritan Kadın Meclisi, İsviçre Demokratik Kadın Hareketi, Zürich, Basel ve Bern Halk Meclisleri’nin çağrısıyla bir araya gelen 500 kişi Basel Parlamentosu önünde oturma eylemini başlattı. Saat 14.00’da başlayan oturma eylemine katılanlar aynı zamanda 2 günlük açlık grevinde olacak.

Türkiye ve Kürdistan’daki cezaevlerinde 49 gündür devam eden açlık grevlerine bir destek de İsveç’ten geldi. Başkent Stockholm’de yaşayan Kürtler Parlamento binası önünde oturma eylemi başlattı.

İSVEÇ HÜKÜMETİ DEVREYE GİRSİN TALEBİ

Polisin eylemi yasaklamasına rağmen talepleri kabul edilinceye kadar eylemlerini sürdüreceklerini belirten Kürdistanlılar, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğe kavuşmasını, Kürtlere ana dillerinde eğitim haklarının verilmesini belirten yazılı beyaz önlükler giydi.

Eylemcileri temsilen 3 kişi parlamento binasında yetkililerle görüşmeleri sürdürüyor. Eylemciler açlık grevcilerin ölüm sınırına geldiğini belirterek İsveç Parlamentosu ve Hükümetinin devreye girmesini talep ediyorlar.

İNGİLTERE VE AVUSTRALYA’DA DA PARLAMENTO’YA MESAJ

İngiltere’nin başkenti Londra’da 30 Ekim Topyekün direniş kararına destek veren Kürtler ve Türkiyeli sol kesimler İngiliz Parlamentosu önünde oturma eylemi başlattı.

Avustralya’da yaşayan Kürdistanlılar Victoria Eyalet Parlamentosu önünde yaptıkları eylemle, süresiz dönüşümsüz açlık grevindeki tutsaklara destek verdi.

STUTTGART PARLAMENTOSU ÖNÜNDEKİ EYLEM YARIN

Almanya’nın Stuttgart kentinde yaşayan Kürtler de yarın Eyalet Parlamentosu önünde oturma eylemi düzenleyecek. Perşembe gününden itibaren 3 günlük açlık grevine girecek olan Kürdistanlılar Cumartesi günü de Schlossplatz’da bir miting düzenleyecek.

Belçika’nın başkenti Brüksel’de bulunan Avrupa Parlamentosu (AP)önündeki oturma eylemi 1-8 Kasım tarihleri arasında devam edecek.

KON-KURD, Belçika’da yaşayan Kürdistanlıları, sanatçıları, akademisyen, politikacı ve Kürt dostlarını Avrupa Parlamentosu önünde olmaya çağırdı.

*ANF NEWS AGENCY’den derlenmiştir.

http://www.focushaber.com/videogaleri/bdp-liler-e-5-i-trafige-kapatti-v-30238

http://haber.video.mynet.com/detay/Diyarbakir-da-BDP-lilere-polis-mudahale-etti/1476162/







fa



Bdp Grubu Diyarbakır’da

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*

code