13 kentte tutsaklara destek eylemleri

Cezaevlerinde 45. Gününe giren açlık grevindeki tutsaklara destek eylemleri artıyor. 13 kentte binlerce kişi sokaklara dökülerek tutsakların taleplerinin karşılanmasını isterken, Batman’da cezaevi nöbet kulleleri taş yağmuruna tutuldu.

PKK’li ve PAJK’lı tutsakların başlattığı ve 45 gününde devam eden süresiz-dönüşümsüz açlık grevlerine dikkat çekmek için Ankara, Muş’un Varto ilçesi, Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesi, Adana, Kars, Urfa’nın Suruç ve Ceylanpınar ilçeleri, Bursa, Mardin’in Nusaybin, Antalya, Mersin ve Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde binlerce kişi eylem yaptı. Eylemlerde, tutsakların taleplerinin kabul edilmesi istendi.

ANKARA’DA AKP’YE SİYAH ÇELENK

Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri, BDP Ankara İl binasından AKP Ankara İl binasına yürüyüş düzenledi. “Açlık grevleri 45. gününde ölüm değil çözüm” pankartının açıldığı yürüyüşte, sık sık “İçerde dışarı da hücreleri parçala”, “Selam selam İmralı’ya bin selam”, “Bijî Serok Apo”, “Ölümler son bulsun müzakereler başlasın” sloganları atıldı. Polis AKP Ankara İl binası önüne 3 TOMA ve onlarca polis ile barikat kurarken, BDP Ankara İl Eşbaşkanı Ahmet Aday ile birlikte 4 parti yöneticisi AKP Ankara İl binası önüne siyah çelenk bıraktı.

‘AÇLIK GREVİ FİİLEN ÖLÜM ORUCUNA DÖNDÜ’

Heyet çelenk bıraktıktan sonra polis barikatının önünde bekleyen grubun yanına geldi. Burada Emek ve Demokrasi Güçleri adına açıklama yapan Ahmet Aday, 45 günlük açlık grevinin fiilen ölüm orucuna döndüğünü hatırlatarak, tutsaklarda ciddi sağlık problemlerinin başladığını söyledi. Tutsakların taleplerinin PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılarak, sağlık, güvenlik ve özgürlük koşullarının sağlanması ve anadil önündeki engellerin kaldırılması olduğunu hatırlatan Aday, bu hakların engellenmesi ve sınırlandırılmasının kabul edilemeyeceğini belirtti. Aday, doğuştan gelen hakların devlet tarafından engellendiğini dile getirerek, Kürt halkının bugün yaşadığı durumun tam da bu olduğunu kaydetti.

‘SESSİZLİK FELAKETE NEDEN OLABİLİR’

Açlık grevinin demokratik bir hak olduğunu belirten Aday, “Talepleri haklı ve yöntemi demokratik olan bu eylemin AKP iktidarı tarafından dikkate alınmaması çok tehlikeli bir durum yaratmaktadır. Hükümetin ve kamuoyunun bu konudaki sessizliği her an için felakete neden olabilir. Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in 24 Ekim’de Sincan Cezaevi’ndeki direnişçileri ziyaret ederek talepleri ciddiye almadan kuru kuruya görüşmesi maalesef hiçbir şey ifade etmemiştir” diye kaydetti. Aday, bedenlerini ölüme yatıran direnişçilerin taleplerinin AKP hükümeti tarafından ciddiye alınması ve bu eylemlerin diyalog ve barışçıl yöntemlerle sonlandırılmasını isteyerek kamuoyuna çağrıda bulundu. Aday ayrıca TUHAD-FED’in Ankara’da 30 Ekim’den 4 Kasım’a kadar etkinlikler yapacağını duyurdu. Aday’ın açıklaması ardından 10 dakikalık oturma eylemi yapıldı. Oturma eyleminin ardından “Çerxa şoreşê” marşı ile dağılan kitle sık sık, “Bijî Serok Apo”, “Dağlarda arama Apocular her yerde”, “PKK halktır halk burada” sloganları attı.

VARTO’DA AÇLIK GREVİ BAŞLADI

Muş’un Varto ilçesinde Kurban Bayramı dolayısıyla mezarlık ziyareti gerçekleştirildi. Mezarlık ziyaretine BDP Muş Milletvekili Demir Çelik’in de bulunduğu çok sayıda kişi katıldı. Mezarlık ziyaretinde yapılan saygı duruşunun ardından konuşan BDP Muş Milletvekili Demir Çelik, Türkiye cezaevlerinde 45’inci gününe giren açlık grevlerine dikkat çekerek, şunları ifade etti: “Siyasi tutsakların 45 gün önce başlattığı açlık grevi süresiz olmasından kaynaklı ölüm orucuna dönüşmüş durumdadır. Ölümüne bir direnişin, toplum nezdinde hala gerekli duyarlılığın gösterilmemesinin acısını yaşıyoruz. Tutsaklar bir halk özgür olsun, bir halk kimliğine, diline sahip çıksın diye bedenlerini ölüme yatırmışken, duyarlı olması gereken kesimler, sorun Kürtlerin temel talepleri olunca üç maymunları oynamaya devam ediyor. Ne gören göz görmeye çalıyor ne kulaklar duyuyor” dedi.

Mezarlık ziyaretinin ardından BDP İlçe binasına geçen kitle burada süresiz-dönüşümsüz açlık grevlerine destek vermek amacıyla açlık grevi eylemi başlattı. Eylem öncesi açıklama yapan BDP Varto İlçe Başkanı Gıyasettin Altun, devlet ve AKP hükümetinin sağır sultanları oynadığını belirterek, “Tutsakların ölümü aynı zamanda bizim de ölümümüzdür. Bizim yaşam gerekçemiz bu insanlarla birliktedir. Yoldaşlarımız ölecekse bizler de onlarla ölmeye hazırız, onun için aklıselim devlet yetkililerine buradan sesleniyoruz. Artık bu sese kulak verin, artık bu sorunu biran önce çözün. Yol yakınken yoldaşlarımızın temel insani taleplerini görün ve sorunu çözün” dedi. Yapılan açıklamanın ardından açlık grevi eylemi başladı.

DOĞUBAYAZIT‘TA DEMOKRASİ NÖBETİ ÇADIRI

Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde tutsaklara destek amaçlı belediye yanında kurulan Demokratik Nöbet çadırındaki dayanışma sürüyor. Demokratik Nöbet çadırı, Doğubayazıt Belediye Başkanı Canan Korkmaz, BDP Doğubayazıt İlçe Başkanvekili İbrahim Kaya, belediye meclis ve Genel-İş Sendikası üyelerinin de aralarında bulunduğu kalabalık bir grup tarafından ziyaret edildi. Ziyarete gelenler TUHAYD-DER temsilcileri tarafından karşılandı. Karşılama sırasında konuşan TUHAYD-DER Doğubayazıt Temsilcisi Ahmet İnan, cezaevindeki sese artık kulak verilmesi gerektiğini belirterek, “Cezaevlerinde açlık grevleri sonlanıncaya kadar bizim nöbetimiz de devam edecektir” dedi. İnan’ın ardından konuşan Doğubayazıt Belediye Başkanı Korkmaz ise, 2009 yılından beri Kürt halkının bayramları kan, savaş ve gözyaşından dolayı kutlayamadığını söyledi. Korkmaz, “Ölümler yaşanmadan açlık grevindeki tutsakların talepleri karşılansın. Bizler de bu talepleri olduğu gibi kabul ediyoruz. Açlık grevinde arkadaşlarımız yanında olacağız” diye konuştu.

ADANA’DA AÇLIK GREVİNDEKİ TUTSAK YAKINLARI DESTEK ZİYARETİ

BDP Adana İl Örgütü ve Kürt kurumlarının çalışanları, Adana TUHADER binasında açlık grevinde olan tutsak yakınlarını ziyaret etti. Ziyarette konuşan Barış Annesi Naife Aydın, kendilerinin bayram kutlamadığını ve çocuklarının 45 gündür açlık grevinde olduğunu söyledi. Aydın, “Biz liderimizin yanındayız, biz çocuklarımızın yanındayız. Onlar bizler için bedenlerin ölüme yatırmış. Bizler de onlar için bedenimizi gerekirse ölüme yatıracağız. Biz alanlarda, sokaklarda, caddelerde ve cezaevleri önünde olacağız. Erdoğan bilsin ki, bizi bitiremez. Erdoğan bizi ölümle, katliamla bitiremez” dedi. Adana TUHA-DER Başkanı Saniye Seçkin ise, açlık grevinde olan tutsakların taleplerinin kendi talepleri olduğunu ve sahiplendiklerini ifade etti. Seçkin, açlık grevlerine dikkat çekmek amacıyla 28 Ekim’de Adana’da yapılacak olan mitinge katılım çağrısı yaptı. Bu bayramın kendileri için kara bir bayram olduğunu ifade eden BDP Adana İl Başkanı Uğur Bayrak da, 28 Ekim’de yapılacak olan mitinge bütün duyarlı yurttaşların katılmasını istedi. BDP Genel Merkezi adına söz alan İbrahim Yakut ise, bu mücadelede Kürt halkının yiğit evlatlarının sözün bittiği birçok noktada yeni bir yaşam, yeni bir çözüm ve yeni bir mücadele başlatan bir gelenekten geldiğini söyledi. Yakut da, açlık grevlerine dikkat çekmek amacıyla 28 Ekim’de Adana’da yapılacak olan mitinge katılım çağrısında bulundu.

SURUÇ’TA DTK VE BELEDİYE MECLİS ÜYELERİ AÇLIK GREVİNE GİRDİ

BDP Suruç İlçe binasında; ilçe yöneticileri, DTK üyeleri ve belediye meclis üyelerinden oluşan 10 kişi cezaevlerindeki açlık grevine destek amaçlı 2 günlük dönüşümlü açlık grevine girdi. BDP Suruç İlçe Başkanı Mehmet Kayhan, AKP’nin etraflarını panzer ve tanklarla sardığını; ancak buna rağmen cezaevindeki yoldaşlarını yalnız bırakmayacaklarını vurgulayarak, “AKP savaş hükümeti zannediyor ki panzer ve tanklarıyla sistemini koruyacak düzenini sağlayacak. Ancak halkın gücünden hiçbir şeyin kurtulamayacağını unutuyor” dedi.

CEYLANPINAR’DA DESTEK AÇLIK GREVİNİ YENİ BİR GRUP DEVRALDI

Urfa’nın Ceylanpınar ilçesinde tutsaklara destek amacı ile başlatılan açlık grevleri devam ediyor. BDP İlçe binasında süresiz-dönüşümlü açlık grevi eylemini bugün farklı bir grup devraldı. Nöbet değişimi sırasında Ceylanpınar Belediyesi Meclis Üyesi Halim Dayan, süresiz-dönüşümsüz açlık grevine girdiğini duyurdu. 24 Eylül gününden bu yana Rize Kalkandere M Tipi Cezaevi’nde ağabeyi İlhan Dayan’ın da süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde olduğunu belirten Dayan, tutsakların haklı taleplerinin yerine getirilmesi çağrısında bulundu. Dayan, cezaevlerinde yaşanabilecek ölümlerin tek sorumlusunun AKP ve Başbakan Erdoğan olacağını kaydetti. AKP’ye oy veren Kürtlerin artık gerçekleri görmesi gerektiğini belirten Dayan, cezaevlerindeki tutsakların talepleri yerine getirilene ve açlık grevlerini sonlandırana kadar süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemini devam ettireceğini söyledi.

NUSAYBİN’DE BİNLERCE KİŞİ YÜRÜYÜŞ DÜZENLEDİ

Nusaybin’de Mitanni Kültür Merkezi’nde kılınan sivil Cuma namazından sonra binlerce kişi tutsakların açlık grevine dikkat çekmek amacıyla 8 Mart Mahallesi’ndeki 27 Mayıs Caddesi’ne doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüşe BDP Mardin İl Eş Başkanı Sihem Elveren Alp’, BDP Nusaybin İlçe Başkanı Ayten Kahraman, Nusaybin Belediye Başkanı Ayşe Gökkan, belediye meclisi, MEYA-DER, KURDÎ-DER, Barış Anneleri, DÖKH ve binlerce kişi, “Zirardayina Rêber Apo wê bibe sedemê hilweşandina TC’yê” pankartı taşıyarak 27 Mayıs Caddesi’ne doğru “Biji berxwedana zindanan”, “PKK halktır halk burada”, “Bijî Serok Apo”, “Öcalan”, sloganları atarak yürüyüşe geçti. Kitle adına açıklama yapan BDP Nusaybin İlçe Başkanı Ayten Kahraman, cezaevlerindeki açlık grevinin 45’inci gününde devam ettiğini hatırlatarak, “Eğer biz sesimizi yükseltmezsek bu ölüm suçunun ortağı olacağız. Bizler bütün işlerimizi bırakıp gece gündüz demeden sokaklara dökülüp cezaevlerindeki tutsaklarımıza destek olmalıyız” dedi.

KARS’TA DA AÇLIK GREVİ BAŞLADI

BDP Kars İl Örgütü üyeleri, tutsakların açlık grevine destek amacıyla süresiz-dönüşümlü açlık grevi başlattı. “Tecride son, talepler kabul edilsin” pankartının asıldığı BDP İlçe binasında açıklama yapan BDP Kars İl Başkanı Şerafettin İldirim, “Özgürlüğe açlığın Afrikası olan Kürdistan’ın zindanlarında direnen yiğit insanları selamlıyoruz” dedi. Diyarbakır zindanında ölüm orucunda yaşamını yitiren Kemal Pirlerin, Hayri Durmuşların kararlığıyla eylemlerin devam ettiğini belirten İldirim, “AKP hükümeti bu direnişi görmezden gelip, Kurban Bayramı’nda Kürtlerin birer birer kurban olmasını beklemektedir. Cezaevlerinde direnen tutsakların talepleri bizim taleplerimizdir. Bu direnişe karşı sessiz kalmamak adına dönüşümlü açlık grevini başlatıyoruz” dedi. Konuşmadan sonra açlık grevi başlatıldı.

BURSA’DA 4 GÜNLÜK AÇLIK GREVİ DEVAM EDİYOR

Bursa’da bayramın ilk günü BDP Yıldırım İlçe Örgütü binası önünde başlatılan 4 günlük dönüşümlü açlık grevi devam ediyor. BDP PM üyeleri Hüseyin Armağan ve Resul Baykara’nın da katıldığı açlık grevi eyleminde konuşan BDP Nilüfer İlçe Başkanı Seyfettin Havuz, açlık grevi nedeni ile Kurban Bayramı’nı kutlamadıklarını ve bu bayramı “Kara bayram” olarak ilan ettiklerini belirtti. Cezaevlerindeki açlık grevi eylemcilerini sahiplendiklerini ve sonuna kadar onların yanında olacaklarını belirten Havuz, “Her dakika dirhem dirhem eriyen bedenler bizlerin de bedenidir. Onların ölümü bizlerin de ölümüdür, insanlığın ölümüdür” diye konuştu.

BATMAN’DA CEZAEVİ ÖNÜNDE OTURMA EYLEMİ

BDP Batman İl Örgütü tarafından Batman M Tipi Kapalı Cezaevi önünde süresiz-dönüşümsüz açlık grevine giren tutsakların durumuna dikkat çekmek amacıyla düzenlenen oturma eylemine Batman Milletvekili Ayla Akat, BDP Batman İl Eş Başkanları Ayşe Ağılgat ile Şeyhmus Azboy, Belediye Başkanvekili Serhat Temel ve BDP’li yöneticiler ile yüzlerce kişi katıldı. Yağmura rağmen halk sabahın erken saatlerinden itibaren cezaevi önüne gelmeye başladı. Cezaevinden tutsaklar tarafından atılan sloganlara kitle sık sık, “Bijî berxedana zindanan”, “Bıji Serok Apo”, “Öcalan” sloganları ile karşılık verdi. Kadınların yoğun olduğu eylemde konuşan BDP Batman Merkez İlçe Başkanı Şükrü Topkan, herkesin tutsaklar için birlik olması gerektiğini ve tutsaklar için her yerin eylem alanına dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti. Topkan’nın ardından konuşan BDP Batman Milletvekili Ayla Akat ise, yarın yapılacak olan miting için çağrıda bulundu. Akat, herkesin yarın yapılacak olan mitinge tüm varı yoku ile katılması gerektiğini belirtti. Yapılan konuşmaların ardından kitle sloganlar eşliğinde cezaevinin önünden ayrılırken, gençler ise cezaevinin nöbet kulübelerini taş yağmuruna tuttu.

CEZAEVİ ÖNÜNDEKİ OTURMA EYLEMİ

Mardin E Tipi Cezaevi önündeki oturma eylemi devam ediyor. Bugünkü oturma eylemine BDP PM Üyesi Fesih Üzel, BDP Mardin İl Başkan Yardımcısı Şaban Karakaş, BDP İlçe Başkanı Zeyyat Ağaoğlu, bölge belediye başkanları, TUHADER, KURDÎ-DER, MEYA-DER temsilcileri, İl meclis üyeleri, tutuklu yakınları ve halktan yüzlerce kişi katıldı. Eylemde, “Baskılar bizi yıldıramaz”, “Şehîd namrın”, “Bijî Serok Apo” sloganları atıldı.

Basın açıklamasını yapan TUHAD-DER Basın Sözcüsü Cengiz Demirkıran, “45 gündür cezaevlerinde tutuklu olan arkadaşlarımız bedenlerini onurlu yaşam için ölüme yatırmışlardır. Nedeni bu ülkenin geleceği için, kardeşlik için, barış için, hakların kardeşliği için artık anaların gözyaşları dökülmesin diye insanin doğal hakları olan anadilde savunma, Sayın Abdullah Öcalan üzerinde tecridin kaldırılması ve bir an önce müzakerelerin başlatılmasını ve bu halkın taleplerine cevap verilmesini talep ediyoruz. Bu taleplere rağmen AKP hükümeti bu gerçeklere kulaklarını tıkıyor ve faşist yönelimlerinden vazgeçmiyor” dedi.

PKK’li ve PAJK’lı tutsakların devam ettirdiği süresiz-dönüşümsüz açlık grevine destek olmak amacıyla, Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi önünde dün süresiz-dönüşümsüz açlık grevi başlatan Fettah Tekin’e, Abdullah Dal ve Zedan Akgül de katıldı. Metin Aslan, Cengiz Demirkıran, Musa İldem, Fadile Solmaz, Suphiye Babayiğt, Cihan Tekin ve Mizgin Çoku’nun da başlattıkları 3 günlük açlık grevi devam ediyor.

Bugün süresiz-dönüşümsüz açlık görevine giren Zedan Akgül, “Bedenlerini ölüme yatıran arkadaşlarımızın talepleri yerine gelene kadar Sayın Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit kaldırılarak, özgürlük sağlanıncaya kadar bu arkadaşlarımıza desteğimiz sürecektir” diye konuştu. Fettah Tekin de, “Tutuklu bulunan arkadaşlarımız, siyasetçilerimiz 3 buçuk yıldan beri tutuklular, ellerine silah bile almamış siyasetçilerimiz, kendi anadilleri ile savunma yapmak istemiş; ama buna izin verilmemiş” diyerek AKP hükümetinin zulmüne karşı gelinmesi gerektiğini vurguladı.

Basın açıklaması 5 dakikalık oturma eylemi ile sona erdi.

ANTALYA’DA YÜRÜYÜŞ

BDP Antalya İl Örgütü, açlık grevlerine dikkat çekmek amacıyla il binasından AKP Muratpaşa İlçe Örgütü’ne yürüyüş gerçekleştirdi. BDP Antalya İl Başkanı İhsan Nergiz, BDP PM üyeleri Zarife Atik ve Cemil Elden ile birlikte yüzlerce partilinin katıldığı yürüyüş ve açıklamada sık sık, “Siyasi tutsaklar onurumuzdur, baskılar bizi yıldıramaz” sloganları ve zılgıtlar atıldı. Polis açıklama ve yürüyüşün yapıldığı alanda yoğun önlem aldı. AKP İlçe binası önünde açıklama yapan İhsan Nergiz, “Açlık grevindeki siyasi tutuklulardan onlarcası ölüm sınırına yaklaşıyor. 12 Eylül’den bu yana süresiz-dönüşümsüz açlık grevi 45. gününe girmiştir. Ölümlerin an meselesi olduğu bu günlerde bayram kutlamak, barıştan, kardeşlikten, Müslümanların huzurundan, tüm dinlerden insanların kardeşliğinden söz etmek inanarak söylenecek sözler değil. Bir yandan bayram mesajları veren Başbakan, Cumhurbaşkanı ve diğer devlet erkanı diğer bir yandan ölümün eşiğine gelmiş yüzlerce tutuklu ve hükümlü var. Hangi dinden, hangi inançtan olunursa olunsun söylenenlerin hiçbir inandırıcılığı bulunmamaktadır” dedi. Nergiz, “Daha geç olmadan, anadilde eğitim ve anadilde savunma hakkı önündeki engeller kaldırılmalı, Sayın Abdullah Öcalan üzerindeki tecride son verilmeli, Kürt sorununda barışçıl ve demokratik çözümün yolunu açmak için diyalog ve müzakere süreci başlatılmalıdır. Bayramı yeni acılarla geçirmeyelim” diye kaydetti.

Yapılan açıklamanın ardından AKP Muratpaşa İlçe binası önüne siyah çelenk bırakıldı.

MERSİN’DE 10 KİŞİ AÇLIK GREVİNE BAŞLADI

BDP Tarsus İlçe Örgütü öncülüğünde süresiz-dönüşümlü açlık grevi eylemi başlatıldı. BDP İlçe binasında başlatılan açlık grevine tutsak yakınları ve BDP Mersin İl yöneticilerinin de aralarında olduğu 10 kişi katıldı. Açlık grevi öncesi kısa açıklama yapan BDP Mersin İl Başkanıvekili İrfan Yücel, açlık grevine katılan tutsakların direnişine sonuna kadar sahip çıkacaklarını belirterek, Türkiye kamuoyuna ve aydınlara duyarlılık çağrısında bulundu. Daha sonra açlık grevi eylemine başlayan Kadir Tezer adlı yurttaş açıklama yaptı. Tezer, açlık grevine giren tutsakların taleplerinin insani ve doğal haklar için olduğu belirterek, açlık grevinde bulunan tutsakların kendileri için bir şey istemediğini ifade etti. Tezer, “Sayın Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması ve özgürlük koşullarının iyileştirilmesi ve anadilde savunma hakkı ve eğitim hakkı talepleri vardır. Bu talepler karşılanmayacak talepler değildir” dedi. Tezer, can kayıplarının yaşanmaması için herkesi üzerine düşen sorumluluğu yapmaya çağırdı. Açıklama sonrası 10 kişilik grup üç gün sürecek açlık grevi eylemine başladı.

BİSMİL’DE AÇLIK GREVİNİ İKİNCİ GRUP DEVRALDI

Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde tutsakların süresiz-dönüşümsüz açlık grevlerine destek amacıyla başlatılan 2 günlük süresiz dönüşümlü açlık grevine giren onlarca yurttaş, açlık grevini başka bir guruba devretti. Aralarında BDP Bismil İlçe yöneticileri, Bismil Belediye Meclis üyelerinin de bulunduğu çok sayıda kişi, BDP Bismil İlçe teşkilatından iki günlük açlık grevini devraldı. İkinci grupta yer alanlar ağırlıkta gençler oldu. “Berxwedana we berxwedana me ye”, “Berxwedana zindanê slav dikin”, “Bê Serok jiyan nabe”, “Öcalan’a özgürlük”, “Anadilde eğitim”, “Önderliksiz çözümü istemiyoruz” ve “An azadî an azadî” gibi dövizlerin asılı olduğu salonda grevdekilere destek veren yurttaşlar ezgi ve şiirler okurken, grevciler ise alkış ve zılgıtlar eşliğinde, sık sık “Bijî berxwedana zindana” sloganları attı.

Silopi’de gençler polisle çatıştı

Şırnak’ın Silopi İlçesi’nde cezaevlerindeki açlık grevlerine destek amacıyla sokağa çıkan gençler polisle çatıştı.

Şırnak’ın Silopi İlçesi’nde, cezaevlerinde başlatılan açlık grevlerine dikkat çekmek amacıyla çok sayıda genç çarşı merkezinde bir araya geldi. Çarşı merkezinde bulunan, Hükümet Konağı etrafını Akrep tipi zırhlı araçlarla çeviren polisler ile gençler arasında çatışma çıktı. Yaşanan çatışmada polis yoğun gaz bombaları ile gençlere müdahale ederken gençlerin taş ve ses bombaları ile karşılık verdi. Olaylar sırasında çoğunluğu çocuklardan oluşan bir grubun, Türk bayrağını ateşe vermesi dikkat çekti. Akrep tipi zırhlı araçlarla olay yerine gelen polis, araçtan inerek, yanan Türk bayrağını söndürmeye çalıştı. Polisin alev alan bayrağı söndürmesinin ardından, Türk bayrağını yanlarına alarak Akrep tipi zırhlı araçlarla olay yerinden uzaklaştığı görüldü. Öte yandan ilçe merkezinde polis ile gençler arasında çatışma halen devam ediyor.

Tuncel: Tutsaklar çözüm için bedenlerini ölüme yatırdı

Bakırköy Cezaevi önünde açlık grevindeki tutsaklarla dayanışmak için basın açıklaması yapıldı. Sebahat Tuncel, “Tutuklular seslerini duyurmak için açlık grevine başlamadı. Kürt sorununda çözüm üretilmesi için bedenlerini ölüme yatırdı” diye konuştu.

Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi önünde bir araya gelen bini aşkın kişi, tutsakların taleplerinin karşılanması, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’la diyalog kurularak Kürt sorununda çözüm üretilmesini istedi.

Cezaevi bahçesinde açlık grevine devam eden BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, tutukluların sesinin duyulmasıyla sorunun çözülmeyeceğini, taleplerinin karşılanması için adım atılması gerektiğini söyledi. Cezaevi önünde yapılan basın açıklamasında konuşan tutuklu yakınları, “Kürt halkının özgürlüğü için ödenen bedellere selam olsun” dedi.

Cezaevine giden yolda toplanan BDP üyeleri ve HDK bileşenleri, tel örgülere “Ölüm değil, demokratik çözüm”, “Suskun medya hesap verecek”, “Zindanlar yıkılsın tutsaklara özgürlük”, “Kahrolsun AKP, işbirlikçi medya” yazılı dövizler astı. Halaylar çekerek tutuklulara selam gönderen kitle, sık sık “Devrimci tutsaklar onurumuzdur”, “Faşizme karşı omuz omuza”, “Bıji bıratiya gelan” sloganları attı. HDK, açıklamada “Açlık grevindeki siyasi tutsakların talepleri kabul edilsin. Ölüm değil çözüm” yazılı pankart açtı. Açıklamaya BDP, HDK bileşenleri ile Halkevleri, feminist kadınlar da katıldı. Sanatçı Ferhat Tunç da eyleme destek verdi.

‘KAPILAR AÇILSIN, TECRİT KALDIRILSIN’

HDK yürütmesi adına açıklama yapan İstanbul Milletvekili Levent Tüzel, Adalet Bakanı’nın tutuklularla görüşmesinin heyecan yarattığını belirtti. Tüzel, “Ancak bakanın söylediği, bir takım düzenlemelerin Bakanlar Kurulu’na sunulduğu şeklinde. Oysa cezaevlerinde 10 binleri aşan siyasi tutukluların bir çığlığı söz konusu. Artık savaşlar olmaması için bedenlerini açlığa yatıran Kürt siyasi insanlarının eylemi söz konusu. Artık onların taleplerini ele almak, çözüm için siyasi iradenin adım atması gerekmektedir” diye konuştu. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılmasını isteyen Tüzel, “Herkes, kapılar açılsın, diyalogun yolu açılsın, tecrit kaldırılsın istiyor. Aklın yolu budur” diye konuştu.

Hükümetin mutlaka adım atması gerektiğini ifade eden Tüzel, “Bu bayram gününde, halklarımıza bir bayram hediyesi olarak diyalog için bir adım atılmalıdır. Türkiye artık yeni acılar yaşamak istemiyor. Yeni sınır ötesi operasyonlar yaşamak istemiyor. Bizim özgürlükten anladığımız; Kürt’ün özgürlüğüdür, Kürt’ün anadilde eğitimidir, Kürt’ün yok yere yargılanmamasıdır, cezaevlerinin boşaltılmasıdır” dedi.

‘TUTUKLULARIN TALEBİ SORUNUN ÇÖZÜMÜDÜR’

Cezaevi bahçesinde açlık grevine devam eden BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, İstanbul Valiliği ve Emniyet Müdürlüğü’nün yaklaşımlarını kınayarak konuşmasına başladı. Baskıların kendilerini yıldıramayacağını ifade eden Tuncel, tutukluların sadece tecridin kaldırılması için açlık grevi başlatmadıklarını vurgulayarak, “Onlar, tıkanan sürecin önünü açmak için bedenlerini ölüme yatırdılar. ‘Kamuoyu sesinizi duydu, onun için açlık grevini bırakın’ talepleri gerçekçi değildir” diye konuştu.

Önceki gün cezaevi önündeki eyleme polisin müdahalesi nedeniyle BDP İl Eş Başkanı Asiye Kolçak’ın yaralandığını hatırlatan Tuncel, “Silivri yürüyüşünde de faşistlerin saldırısına karşı önlem almayan emniyet suç işliyor” dedi.

Tutuklu yakınlarının her yerde açlık grevi eylemlerine başladıklarını ifade eden Tuncel, “Her yerde aileler çocuklarına sahip çıkıyor. Bu sesleri duymayacak mısınız. Adım atmazsanız, Türkiye daha da karışacak” dedi. Sembolik olarak açlık grevine başladığını söyleyen Tuncel, yarın (cumartesi) günü saat 11.00’de basın açıklaması yaparak eylemlerini bitireceklerini belirtti.

Sebahat Tuncel’in açıklamasından sonra kitle, oturma eylemi başlattı. Yaklaşık 1 saat devam eden oturma eyleminde, kurum temsilcileri ve tutuklu yakınları söz alarak, tutukluların taleplerinin kabul edilmesini istedi.

Halkevleri eski başkanı İlknur Birol, siyasi iradenin çözüm için adım atmasını istedi. “Bu bayram vesilesiyle İmralı’nın kapısını aralayın. Gelin bu ülkeye bayram yaşatın” diyen Birol, “Cezaevlerinden tabutlar çıkarsa, duygu bağlarımız da zedelenecek, savaş tırmanacak” uyarısında bulundu.

BABA OĞUL AÇLIK GREVİNDELER

Feministler adına yapılan konuşmada da, açlık grevindeki tutuklular ve onlara destek verenlerle aynı saflarda olduklarını belirtildi.

Daha sonra, tutuklu yakınları ve Kürt anneleri Kürtçe ve Türkçe konuşmalar yaptı.

Tekirdağ F Tipi Cezaevi’nde açlık grevinde olan ve durumu ciddileşen Mazlum Dikmen’in babası Ahmet Dikmen, 93’ler’de Tansu Çiller’lerin, Doğan Güreş’lerin, Mehmet Ağar’ların zulmünden kaçarak Mardin’den metropollere yerleşen bir aile olduklarını söyledi. Ahmet Dikmen, oğluna ve tüm tutuklulara destek vermek için kendisi de açlık grevi yapıyor. “Simit satarak, boyacılık yaparak, kendi onurumuzla ayakta durduk” diyen Dikmen, “Buralarda da coplandık, yerlerde sürüklendik. Suçumuz ne, siyasi bir partide yar aldık. Siyaset yaptığımız için çocuklarımız, annelerimiz, babalarımız gözlerimizin önünde coplandı” dedi. Bu mücadelede bir kardeşini kaybettiğini vurgulayan Dikmen, şöyle konuştu: “Bizim mücadelemiz çocuklarımızın ölmemesi içindir. Biz ne asker, ne gerillanın ölmesini istiyoruz. Türk kardeşlerimizle birlikte rahat bir yaşam sürmek istiyoruz. Çiller’lerin, Doğan Güreş’lerin, Mehmet Ağar’ların devri kapandı, onun yerine Başbakan geldi. Biz çocuklarımızın yanındayız.” Kızı Fatma Dikmen’in de Bakırköy Kadın Cezaevi’nde tutuklu bulunduğunu söyleyen Ahmet Dikmen, tutuklulara B1 vitamininin verilmediğini söyledi.

‘BU ÜLKEDE İNSANLIK MÜCADELESİ VERİYORUZ’

Kandıra F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan Welat ve Abdullah Siner’in abisi de yaptığı konuşmada, kendilerinin hep bölücü olarak tanıtıldığını belirterek, “Gerçekte biz Türk, Kürt, Laz, Çerkes, Ermeni, Yanudi; dil, din, ırk ayrımı yapmadan herkesle birlikte yaşamak istiyoruz. Bu ülkede bir insanlık sorunu vardır. İnsanlık sorununu çözmek için mücadele veriyoruz” şeklinde konuştu.

Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Erdal Avcı’nın kız kardeşi Kürt halkının onuruyla mücadele ettiğini söyleyerek, “Tankla, topla yapılan hiçbir baskı bizleri yıldıramayacak. Bir gün devran dönecek, onların da sesi kesilecek” dedi.

Abdullah Öcalan’a uygulanan tecridi protesto etmek için bedenini ateşe veren Fırat Mizgin’in abisi, “Şehit namirin” sloganlarıyla karşılandı. Fırat Mizgin’in abisi, diğer kardeşi Abdullah Mizgin’in de açlık grevinde olduğunu söyleyerek, “Başbakan Suriye’de ateşkesi biz sağladık diyor. Sen önce cezaevlerindeki ateşi söndür” şeklinde konuştu.

Barış Anneleri de Kürtçe yaptıkları konuşmalarda, Başbakana ve hükümete tepki göstererek, sonuna kadar çocuklarının yanlarında olacaklarını belirtti.

Cezaevi yakınında ses bombaları patladı

Açıklamaların ardından kitle dağılmaya başladığı sırada, E-5 karayolunda Bahçeliveler-Merter istikametinde 3 adet, 1 adet de Bahçelievler metrobüs durağında olmak üzere 4 adet ses bombası patladı. Ses bombasını kimlerin ve ne amaçla patlatıldığı anlaşılmazken, metrobüs durağında bulunanlarda korku ve panik yarattı. Bombalardan 3’ünün cezaevinin önündeki E-5’de, diğerinin de Bahçelievler metrobüs durağına atıldığı öğrenildi. Olayda, can kaybı ve yaralanma olmadığı öğrenildi.

Firatnews.org

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*

code